Hikayemin en başından başlamak istiyorum. 4,5 senelik evliyim. Polikistik Over hastasıyım. 2,5 senelik evliyken ilk oğluma hamile kaldım. Hamileliğimde herşey yolunda gidiyordu. Hatta kolay bi doğumum olsun diye pilatese bile başlamıştım. 18+3 de lekelenmem olmuştu. Ben de pilates yüzünden diye düşünüp ara veririm dedim. Lekelenme olunca acile gittim. Acil doktoru ultrasonla bakıp herşey yolunda demişti. Kendinizi yormayın diyerek eve göndermişti. Lekelenmem hafif de olsa devam etti. O zaman ray hakkında en ufak bir bilgim olmadığı için aklımın ucundan geçmemişti oğlumu kaybedeceğim. 19+0 da sabah lekelenmem kanamaya dönüştü. Arda Lembet Hocama bir arkadaşımın doktoru olduğu için bir kere gitmiştim. Kanamam olunca kendi doktoruma ulaşamadım hemen Arda Bey’e gittik. Arda Bey’in yüzü birden değişti.

Arabada eşimle ağlaya ağlaya hastaneye gittik. Yatışımın 3. günü sabahında bebeğimi normal doğum yoluyla kaybettim. Beyaz küre değerlerim çok yüksekti. Arda Bey elinden geleni yapmıştı ama kese vajinaya inmişti. Bebeğini kaybeden her anne gibi çok üzüldüm. Kayıptan sonra insan tekrar anne olmak için daha bir yanıp tutuşuyor. Yani en azından ben öyle hissettim.

Arda Bey kayıptan sonra bana gerekli testleri yaptı. Faktör V heterozigot ve mthfr 677 homozigot mutasyonlarım olduğunu öğrendik. Bir de smear sonucum sebebiyle kriyoterapi yapıldı. Arda Bey’in kontrolünde 5 ay sonra tekrar hamile kaldım. Her hafta ya da 10 günde bir muayene oluyordum. Her gün Clexane 0,6 ve haftada 1 yarım Proluton Depot kullanıyordum. Rahim ağzı uzunluğum hep 4 küsür çıkıyordu. Bu sebeple Arda Bey haklı olarak takip etmekten yanaydı. İlk gebeliğimde vücudumda enfeksiyon çok yüksek olduğu için emin olamıyorduk rahim ağzı yetmezliğinin varlığına. 22+5 deki muayenemde Arda Beyin yüzünde yine o tanıdığım ama hiç görmek istemediğim ifadeyi gördüm.

10 gün önce 4 küsür olan rahim ağzı uzunluğum yok olmuştu rahim açılmıştı. Yine aynı senaryoyu yaşıyorduk. Eşimle hastaneye ağlaya ağlaya gidiyorduk. Eşim yine bebeğimizi kaybediyoruz dedi. Hiç unutmuyorum o anı, dedim ki bu sefer Allah’ın izniyle bebeğimiz bizimle kalacak… Şimdi düşünüyorum da gerçekten inandım gitmeyeceğine. İnanmak ne kadar da önemliymiş. 22+6’da sabah ilk ameliyatına beni koydu Arda Bey, kendisinden Allahı’m bin kere razı olsun. Bacaklarımın titremesini durduramayarak indim ameliyathaneye.

Çıktığımda yaptığım en zor serklajlardan biriydi, seni baş aşağı sarkıttık, rahmin içinde lokal enfeksiyon vardı HIV sabunlarıyla yıkadım bundan sonrası Allah’a kaldı dedi Arda Bey.

Ondan sonra yatış maceram başladı. Tuvalete kalkmadan 85 gün ayaklarım havaya doğru uzanmış şekilde yattım. Bunun 42 günü hastanede yattım. Hastane süresince fizik tedavi aldım. Arda Bey beni hiç yalnız bırakmadı gece 12-1 bile olsa neredeyse her gün beni ziyaret etti. Muayenelere yatağımla giderdim. Muayenelerde her şeyi en ince ayrıntısına kadar inceler ve işini şansa bırakmaz Arda Bey ama sizi de asla telaş ettirmez. Bu da onun 1 numara olmasındaki nedenlerden sadece biri. Pazar günü bile sevgili kızıyla beni ziyarete gelmişti sırf biraz moralim düzelsin diye. Düşünüyorum da bunu kaç doktor yapar hem de içinden gelerek yapar. Arda Bey ne kadar mütevazi ve düşünceli bir insan. Allah benim gibi riskli gebelerin başından Arda Bey gibi doktorları eksik etmesin.

28+3 de ambulansla eve geçtim. Evde de yatmaya devam ettim. 34. haftada Proluton iğneyi kestik. 34+6 NST’de oğlumun stresten kalp atışları düzensiz çıktığı için Arda Beyin içi rahat etmedi eve NST cihazı yollattı ve doğuma 1 gün kalaya kadar her gün oğlumun kalp atışlarını dinledi. Arda Beyi anlatmama sayfalar yetmez. Diyorum ya Arda Bey işini asla şansa bırakmaz.

Bu arada 34. haftamda ayağa kalkmayı denedim. Ama kalkamadım. Ayaklarım taşımadı güçsüzlükten. 1 hafta uğraştım. Doğumuma 1 hafta kala yürümeyi tam anlamıyla başardım. İşte o 1 haftada hamileliğimi diğer normal hamileler gibi yaşadım. Allah a şükür 36+6 haftada 2 Nisan 2014 yılında canım oğlumu kucağıma aldım. Tabii ki yaşanılan hiçbir şey unutulmuyor. Ama zaman her şeyin ilacı. Tabii ki önce Allah’ın izniyle, sonra da Arda Bey’in sayesinde şu an bebeğim kollarımda. Ailem de bu sürede hep yanımdaydı eşim, annem ve kız kardeşim kenetlendik birbirimize. Allah insana böyle zamanlarda güç veriyor.

Bu yazım vasıtasıyla bir kere daha sevgili doktorum Arda Bey’e teşekkür etmek istiyorum. Sayenizde şu an bebeğim bizimle. Herşey için sonsuz teşekkürler.
Hep dualarımdasınız.

Tuğçe YAZICI