Belirtileri

Menopoz da sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir;

  • Ateş Basmaları
  • Terlemeler
  • Hatırlama Güçlükleri
  • Konsantrasyon Bozuklukları
  • Depresyon ve Cinsel İstek Kaybı
  • Kemik Yoğunluğunda Azalma ve Kemik Ağrıları
  • Meme Dokusu Kaybı
  • Ciltte İncelme
  • Vajinada Kuruluk
  • Cinsel İlişkide Ağrı ve Yanma
  • Sık İdrara Çıkma ve Tuvalete Zor Yetişme
  • Ateş basmaları

    Aslında bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak araştırmalar göstermektedir ki östrojen (kadınlık hormonu) beyin işlevleri üzerinde de oldukça önemli etkilere sahiptir. Ateş basmasının beyinde bulunan hipotalamus bölgesinde yerleşmiş ve beden ısısını ayarlayan “termostat” üzerindeki dengeleyici etkisinin azalmasıyla ortaya çıktığı düşünülmektedir. Özellikle cildinizde ani ve rahatsız edici bir sıcaklık hissedebilirsiniz; yüzünüz kızarabilir, terleme ve çarpıntınız olabilir. Gece boyunca sıcak basmasının sık görülmesi aynı zamanda uykunuzun bölünmesine neden olabilir.

    Terlemeler

    Odanın sıcak olması, stres, sıcak içecekler, özellikle kahve, alkol, baharatlı gıdalar gibi sebepler sıcak basmasını tetikleyebilir. Bunlardan kaçınarak sıcak basması sayısını azaltmanız mümkündür. Düzenli fiziksel egzersiz ve stresi azaltıcı gevşeme egzersizleri de daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir.

    Uykusuzluk

    Menopoz sonrası ortaya çıkan uykusuzluk şikayetinizin en önemli nedenleri sıcak basmaları ve azalan östrojenin direkt olarak beyin fonksiyonları üzerinde yaptığı etkidir. Menopoz sonrası uykuda geçen sürenizin kısalması, gece uyanmalarınız, uykuya dalışta sorun yaşamanız östrojen eksikliğinin ortaya çıkardığı şikayetlerdir ve uygun bir hormon replasman tedavisiyle bu şikayetlerde düzelme sağlanır.

    Kilo alma

    Menopoz sonrası yaşanan en büyük şikayetlerden biri de azalan hormonların etkisiyle yavaşlayan metabolizmanıza bağlı olarak kilo almanızdır.

    Menopoz öncesinde genel yağ birikiminiz kalça ve uyluklarda iken, menopoz sonrasında vücutta androjenin daha fazla olması nedeniyle erkek vücut tipine yönelme yani bel ve göbek çevresinde yağlanma eğilimi gözlenir.

    Kalça ve uyluklarda birikmiş yağlara ilave olarak, göbek bel çevresindeki yağlanma, bu dönemdeki kadınların kilo artışına ve vücut şeklindeki değişikliği neden olur. Göbek/kalça oranındaki artış, kalp damar hastalıkları açısından da risk faktörü oluşturmaktadır.

    Vajinal kuruluk

    Östrojenlerin fonksiyonlarından biri de cinsel organlarınızın olgunlaşmasını, kanla beslenmesini ve işlevlerini sürdürmesini normal olarak sağlamaktadır. Premenopoz sırasında östrojen seviyesinde görülen azalma özellikle vajinanın iç tabakası incelmekte ve kurumaktadır. Vajina kızarabilmekte, tahriş olabilmekte, kaşıntı gelişebilmekte ve dokular daha kolay hasar görebilmektedir. Buna bağlı olarak cinsel ilişki güç ve hatta imkansız hale gelir. Östrojen eksikliği aynı zamanda vajinada bakteri ve virüslerin üremesine neden olup buna bağlı enfeksiyonları geliştirir.

    İdrar yakınmaları

    İdrar yakınmaları menopoz sonrası dönemde en sık görülen sorunlardan biridir. 45 ile 60 arasında kadınların yaklaşık yüzde 40’ı sık idrara gitme, tuvalete zor yetişme, tam boşaltamama ve idrarını tutama gibi problemlerden şikayetçidir.

    Cilt ve saç sorunları

    Östrojen eksikliği, cildinizdeki esneklik ve sağlamlıktan sorumlu olan lifler olan kollajen ve elastinin azalmasına yol açar. Cildiniz kurur, kaşınır ve ışığa karşı duyarlılığı da artar. Menopozda saçlar da incelir ve parlaklıklarını yitirir, kasıklardaki ve koltuk altındaki kıllar azalır.

    Hormon tedavisi ile cildiniz ve saçınız bu olumsuzluklardan en az şekilde etkilenir. Östrojenler bağ dokusunu destekleyen kollejenin ve cildin pürüzüz ve esnek olmasını sağlayan elastinin üretimini arttırırlar ve aynı zamanda saçınızın direncini ve esnekliğini arttırırlar.

    Bu dönemde bilinen problemlerin başında “Osteoporoz” (kemik yoğunluğunun azalması-kemik erimesi) ve dolayısıyla kırık olasılığında artış, kalp krizi ve damar hastalıkları görülme riskinde artış gelir. Bunlara ek olarak ise cinsel organlardaki kuruma ve doku elastikiyetinin azalması ağrılı cinsel ilişkiye yani cinsel yaşamda sıkıntılara yol açar. En önemli sorunlardan biri olan Osteoporoz – kemik erimesi aslında çok daha erken yaşlarda başlamaktadır. 35 yaşına kadar artan kemik yapımı bu yaştan itibaren artık kayıp dönemine girer ve menopoz döneminden sonra da bu kayıp çok hızlanmaktadır.

    Kemik kaybı menopozdan sonraki erken dönemlerde daha hızlı olduğu için tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak gerekir.

    Hormonal Tedavi ile kemik kırıkları yaklaşık % 50 oranında azaltılabilmektedir. Tedaviye kalsiyum da eklendiğinde sırt ve bel kemiği kırıklarında % 80 oranında bir azalma saptanmıştır. Ayrıca 70 yaşın üzerindeki kadınlarda ve güneşin az olduğu bölgelerde yaşayanlarda tedaviye mutlaka D vitamini eklenmesi gerekir.]

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir