Cinsellik

CİNSELLİK

 

Menopoz süreci kadının değişik sıkıntılarla uğraştığı, cinselliğin bittiği sorunlu bir süreç mi?  Yoksa her şey eskisi gibi devam edebilir mi?

Son yıllarda insan ömrünün uzamasıyla tüm ülkelerde menopoz sonrası kadın sayısının artışı, kadınların yaşam kalitesi beklentisinin artmasına yol açmıştır.  Günümüzde kadınlar yaşamlarının en az üçte birini menopozal dönemde geçirmekte, menopozdaki kadın oranı toplamı nüfusun beşte birine ulaşmaktadır. Elbette cinsellik tek başına değil, biyolojik, psikolojik, duygusal ve sosyal iyilik hali olarak genel sağlıkla birlikte değerlendirilmelidir.

 

Menopoz dönemi, kadınlarda cinselliği etkileyen fiziksel ve anatomik değişikliklerle birlikte psikolojik bir geçiş dönemini de içerir. Menopozla birlikte cinselliğe ilgi azalması olacağı düşünülse de bu olay aslında daha çok menopozla birlikte oluşan psikolojik faktörlerden kaynaklanmaktadır.

 

Pek çok kadın, menopozla birlikte vücut imajının bozulacağını ve kadınlık fonksiyonlarının sona ereceği kaygılarını duyar. Bu şekilde artık cinsel çekiciliğinin kalmadığını düşünen kadın cinselliğe olan ilgisini de ister istemez kaybedebilir veya cinsellikten bilinçaltı bir kaçış yaşayabilir.

 

Bunun yanında erkeğin de genel fiziksel ve cinsel sağlığı, psikolojik durumu, sosyokültürel bakış açısı menopoza giren eşiyle yaşayacağı cinsel yaşamda önem taşımaktadır. Erkeğin de yaşla birlikte cinsel fonksiyonlarında azalma ve zayıflama yaşayacağı kaygısı, daha az girişken olmasına ve hatta sadece bu kaygıdan dolayı empotans (sertleşme problemi) yaşamasına yol açabilir.

 

Gerçekte menopozla değişen olaylar düşünüldüğü gibi değildir. Menopoz yaşlanmanın başlangıcı olmadığı gibi kadınlığın sonu da asla değildir. Bu olayların bilincinde olunduktan sonra menopozda cinsellik daha özgürce ve gebelik riski de olmadan yaşanabilir.

 

Menopozda yumurtalıklardaki östrojen salgılayan yumurta hücreleri tükendiğinden menopoza giren kadınlarda belirgin bir estrojen azalması gözlenir. Östrojenin azalmasıyla birlikte bu hormonun etkisinde olan cinsel organlarda da değişiklikler gözlenir.  Vaginal doku kayganlığını ve esnekliğini yitirebilir. Vajinanın içini döşeyen epitel denen hücrelerde incelme görülür. Tüm bunlar ilişki sırasında acı ve yanma hissi demektir. Menopozda sadece östrojen azalması yaşanmaz. Yaşlanma yumurtalıktan ve böbreküstü bezinden androjen denilen erkeklik hormonu üretiminde de bir miktar azalmaya yol açar. Bu azalma ise libido (cinsel isteğin) azalması şeklinde görülür.

 

En temel androjen olan testesteron kadın cinselliğinde önemli bîr rol oynar. Cinsel aktiviteye başlama isteği, cinsel uyarana cevap vermede etkilidir. Ayrıca yapılan araştırmalarda menopoza giren kadınlarda heyecan fazına ulaşma gecikme ve orgazm sayısında azalma olduğu tespit edilmiştir.

 

Testesteron eksikliğinde kadınlar libido azlığından, açıklanmayan bir yorgunluktan, motivasyon eksikliğinden şikâyet ederler.

 

Özellikle ağızdan alınan estrojen ilaçlarının erkeklik hormonu düzeylerinde azalmaya ve dolayısıyla da libido’da azalmaya yol açabildiği bilinmektedir. Birçok çalışmada sadece testesteron verilmesi ile şikâyetlerde azalma görülmüştür.

 

Cinsel organlarda kuruluk ve cinsel ilişkide yanma ve acıma şikayeti olan kadınlara lokal olarak uygulanan kremler ve fitiller oldukça yararlı olabilmektedir. Eğer ateş basması şikayetleri de yaşanıyorsa ağızdan alınan veya deriye yapıştırılan östrojen bantlarıyla da etkili bir tedavi uygulanabilir.

 

Östrojen takviyesine rağmen yukarıda belirtilen libido azlığı, açıklanmayan yorgunluk, motivasyon eksikliği gibi şikayetler şikâyet söz konusuysa androjen etkili ilaçlar da tedaviye eklenmelidir.

 

Özetle; menopoz döneminde kadınlar bilinen sıkıntıların yanı sıra cinsel kaynaklı sıkıntılarını da büyük bir açıklıkla hekimleriyle paylaşmalı ve daha güzel ve kaliteli bir yaşam için elbirliği yapmalıdır.

 

Unutulmaması gereken; menopozal dönem bir hastalık değil doğru ve yeterli takiplerle sağlıkla ve mutlulukla geçirilecek bir dönemdir. Bunun için ise bu döneme yaklaşıldığında mutlaka bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına giderek özellikle de ileri yaşlarda sıklığı artan kötü huylu kadın hastalıklarından korunmak amacıyla gerekli kontrolleri yaptırmaktır. Doktorunuz şikayetlerinizi dinledikten sonra sizi muayene edecek, rahim ve yumurtalık kanseri ve kalp hastalıkları riski için gerekli taramaları yapacak, meme filminizin çekilmesini isteyecek ve gerekli görürse kemik erimesi için kemik mineral yoğunluğu ölçümü yaptıracaktır. Ardından size en uygun olan ilaçları hangi dozda ve hangi süreyle kullanmanız gerektiğini söyleyecektir.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir