D Vitamini

D VİTAMİNİ

D Vitamini

D Vitamini vücut için oldukça önemli bir vitamindir. D vitamininin en iyi bilinen fonksiyonu; vücutta kemik ve kalsiyum metabolizmasına etkisidir. İhtiyaca göre kemik ve bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırarak, kemiklerde mineralizasyonu arttırmaktadır.

Kalsiyum, kemiklerin ve dişlerin oluşumunda yapı taşı olarak yer alır. Normal kas kasılması, kanın pıhtılaşması, sinir impulslarının iletilmesinde gereklidir. Hormonların pek çoğunun etkilerinin başlatılmasında ,tansiyon üzerinde düzenleyici rol oynar.

Fakat bunun dışında, son dönemde yapılan çalışmalarda , D vitaminin büyüme ve gelişme üzerine, hücresel farklılaşma, beyin gelişimi ve bağışıklık sistemi üzerinde birçok önemli ve olumlu etkisinin ortaya çıkarılmasının ardından, özellikle gebelik dönemine etkisi ve bu dönemdeki önemi daha dikkat çekmeye başlamıştır.

D vitamini , iki yolla elde edilir. İlk olarak deride bulunan öncü maddenin, güneş ışınları etkisiyle başka bir forma dönüşmesi, emilimi, daha sonra önce karaciğer, sonra böbrekte aktif metabolit haline gelmesiyle , diğer yol ise diyetle D vitamini öncü maddenin alınması ve yine aynı şekilde aktif formuna dönüşmesiyle elde edilir.

D vitamini ana kaynağı yağlı balıklar ve balık yağlarıdır. Onun dışında D vitamini ile zenginleştirilmiş süt, kahvaltılık gevrekler veya yumurta sarısı da D vitamini kaynağı olabilmektedir. Aktif metabolit, gebelikte artan yapım ve azalan yıkım sonucunda kanda artarak, annenin diyetle aldığı kalsiyum emilimini arttırır ve fetusa daha fazla kalsiyum transferi sağlar. Fetustaki en önemli kalsiyum kaynağı da, artan emilim sonucu plasental transfer yoluyla anneden gelen kalsiyumdur.

Hamilelik döneminde D vitamini ihtiyacı,

Anne karnında fetusun kemik oluşumu ve gelişimi için artan kalsiyum ihtiyacına paralel olarak yaklaşık 4-5 kat artmaktadır. Bu artan ihtiyaç, diyetle, ekstra desteklerle ve güneş ışığından faydalanmakla karşılanmaktadır. Güneş ışınlarının D vitamini üzerine etkisi, mevsim, günün saati, coğrafi konum , güneş koruyucu barier,( kıyafet, kremler) ve kişinin açık veya koyu tenli olması gibi etkenlerden etkilenmektedir.

Her ne kadar, birçok kadın D vitamini de içeren multivitamin desteği alıyor olsa da, halen birçok gebede D vitamini eksikliği gözlenmektedir. Yapılan çalışmalarda gebeliğin son döneminde , bu eksiklik açık tenli kadınlarda % 5-20, koyu tenli olanlarda % 30-70 arası değişmektedir. Fetusun vit D ihtiyacı için tamamen anneye bağımlı olduğunu düşünecek olursak, D vit eksikliğinin anne karnında, doğum sonrası ve yetişkin hayatta bazı rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceği düşünülebilir.

Gebelikte boyunca; anneden fetusa ortalama 25-30 gr kalsiyum transferi olmaktadır. Bu geçiş en fazla son 3 ay içinde gerçekleşmektedir. Gebelik ilerledikçe annede kandaki kalsiyum miktarı azalırken, plasental geçişle fetusta giderek artmaktadır. Kalsiyumun % 99 u kemikte depolanmaktadır. Gebelik boyunca annede kalsiyum emilimi % 35’lerden % 60 a çıkarak fetusa kalsiyum desteğini arttırmaktadır. Gebelikte bağırsaklardan kalsiyum emilimi artmakla beraber, annedeki kemiklerden kalsiyum emilmesiyle ilgili çalışma sonuçları yetersizdir. Annenin kandaki D vitamin seviyesine göre kemiklerden kalsiyum emilmesi arasındaki ilişki net değildir.

Yetişkinlerde kandaki ideal D vitamini miktarını belirlerken kemik mineral dansitesi, kırık riski, diş sağlığı, kalsiyum emilimi, kolon kolorektal kanserler gibi durumlar da göz önüne alınmaktadır. Yapılan birçok çalışma sonucunda litrede 75-110 nmol ideal olarak değerlendirilmekle beraber, şu ana kadar gebelerde ideal seviyeyi söyleyebilmemizi sağlayacak yeterli kanıt henüz oluşmamıştır.

Gebe olmayan yetişkinlerde bu seviye günlük 1800-4000 IU D vitamini alınmasıyla elde edilir. Hamilelerde ideal D vitamini kan seviyesi bilinmediği için, optimum günlük doz da bilinmemektedir. Bu konuda daha fazla çalışmalara ihtiyaç vardır.

Gebelikte Vitamin D Eksikliği

Her ne kadar çalışmalar çok az sayıda da olsa, bir çalışmada gebeliğin orta döneminden sonra düzenli olarak her gün 400-600 IU D vitamini alan hastalarda gebelik toksemisi dediğimiz gebelikte yüksek tansiyonla giden önemli bir hastalığın daha az görüldüğü, yine az sayıda çalışma olmasına rağmen, yetersiz D vitamini alınımının gestasyonel diyabet dediğimiz gebelikte görülen şeker hastalığı riskini arttırdığı gösterilmiştir. Yine A.B.D de yapılan bir çalışmada da , yetersiz rahim kasılmaları yaratabileceğinden, D vitamini eksikliği olan gebelerde sezaryen oranlarının arttığı belirtilmiştir.   Erken doğum ve rahim enfeksiyonu yapabilen bakteriyel vajinosis adı verilen bir enfeksiyonun da Vit D eksikliği olan anne adaylarında daha fazla görüldüğü rapor edilmiştir. Bu sonuçlar genel kabul görmemekle beraber çalışmalar arttıkça bilgilerimiz daha netleşecektir. Gebelikte ortalama olarak % 3-5 oranında kemik kaybı olur.

Gebelikteki D vitamini eksikliği ile , maternal kemik kaybı arasındaki ilişki net olarak ortaya konamamıştır. Literatürde D vitamini eksikliğinin annede kemik kaybını arttırabileceğini söyleyen çok az sayıda yayın olmakla beraber, bu konuda net bir sonuca varabilmek için yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

D vitamininin fetusta özellikle kemik gelişimi ve hücrelerin farklılaşması üzerine önemli etkileri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, annede eksikliğinin fetus ve yenidoğan üzerine etkileri olması beklenmektedir.

Annede D vitamini eksikliğinin fetusun kemik gelişimine etkisi daha çok hayvanlar üzerinde çalışılmış olmakla beraber , gebelerde yapılan bir çalışmada, annede vitamin D seviyesinin düşüklüğünün , üst bacak kemiklerinde kısalma olmaksızın, doğum sonrası görülen raşitizme benze değişikliklere gösterdiği ultrasonografik olarak gösterilmiştir.

Annede D vitamini eksikliğinin fetus ve yeni doğan kemik gelişimi üzerinde olumsuz etkileri, kemik mineral yoğunluğunun azaldığı birçok çalışmada gösterilmekle beraber, halen bir etkisi olmadığını söyleyen yayınlar da mevcuttur.   Yeni doğanlarda ve çocuklarda raşitizmin en önemli nedeni anne karnında ve hayatın ilk aylarında yetersiz D vitamini alımıdır. Raşitizm, büyüme geriliği, uzun kemiklerin epifiz kısımlarında genişleme, bacaklarda eğrilik, omurgada bükülme, zayıf kas gelişimi ve göğüs kafesinde bozukluklarla giden genel bir kemik deformitesi hastalığıdır.

Genelde bebeklerde kalsiyum eksikliğine bağlı nöbetler gözlenebilir. D vitamini eksikliği olan annelerden doğan bebekler raşitizm açısından yüksek risk altındadır. A.B.D başta olmak üzere birçok ülkede süt ve süt ürünlerinin D vitamini ile zenginleştirilmesinin ardından raşitizm sıklığında belirgin bir azalma olmuştur.  

Raşitizm

Doğum defektlerine gelince; hayvanlarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki, vit D kalpte ve beyinde hücre büyümesi ve farklılaşması üzerine etkili bir vitamin. Kalsiyum metabolizması üzerinden kalp kasında kasılmayı sağlamaktadır. Annede vit D eksikliğinin yeni doğanda kardiyak gelişimi yavaşlattığı öne sürülmektedir. Henüz insanlarda , maternal D vit eksikliğinin yeni doğan kalp ve beyin gelişimi üzerine etkisi ortaya konmamıştır. Annedeki eksikliğin yeni doğanın doğum ağırlığı üzerine etkisi tartışmalıdır. Bazı çalışmalarda azalttığı, bazı çalışmalarda etkilemediği, bazılarında ise doğum ağırlığı daha fazla gözlenmiştir. Bu konuda bir fikir birliği yoktur. İnsanlarda henüz çalışma olmamakla beraber, hayvan çalışmalarında, D vitamininin beyin gelişimi ve fonksiyonlarında rol oynadığı gösterilmiştir.

D vitamini yetersiz yeni doğanlarda zatürre ve diğer solunum yolları hastalıkları riskinin arttığı gösterilmiştir. D vitamini yetersizliğinde fetus ve yeni doğanda bağışıklık sistemi gelişimi olumsuz etkilenmektedir.   Hamilelikte yetersiz D vitamini alımı ve çocuklarda uzun dönem etkisini araştıran büyük bir çalışmada ise, özellikle ciddi eksikliği olan gebelerden doğan çocuklarda kemik mineral yoğunluğunun daha az olduğu gösterilmiş. Bilişsel fonksiyonlarda, psikolojik gelişimde ve damar yapısında ise farklılık bulunmamış. Yine bazı çalışmalarda , anne karnında yetersiz D vitamini alımıyla, erişkin yaşta şizofreni ve tip 1 dyiabet gibi hastalıkların arasında da bir ilişki tespit edilmiş.

Gebelikte D Vitamini Seviyesini Etkileyen Faktörler

Diyetle yetersiz alım ve güneşten uzak kalma dışında; mevsimsel değişimden de bahsetmek gerekir. Gebedeki D vitamini seviyesi, mevsimsel durum, başka çevresel faktörler ve fiziksel durumdan etkilenmektedir.

Birçok çalışma kış veya bahar aylarında doğum yapan gebelerde yazın doğum yapanlara göre daha düşük D vitamini seviyeleri tespit edilmiştir. Çalışmalar az sayıda olmakla beraber, 12. haftadan sonra, artan fetal ihtiyaca bağlı olarak gebede kandaki düzeylerinin giderek azaldığı tespit edilmiştir.

Gebelikte D vitamini alımına gelince; özellikle son 3 ay içinde vitamin desteği almak faydalıdır. Fakat su ana kadar , son dönemde alınması gereken ideal D vitamini dozu ile ilgili kesin fikir birliğine varılabilmiş değildir. Elimizdeki multivitamin komplekslerinin çoğunda günlük 400 IU D vitamini bulunmaktadır.

Her ne kadar ideal günlük alınması gereken D vitamini miktarını henüz tam olarak bilmesek de, elimizdeki verilere göre bu miktarın günlük 1000 IU üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle koyu tenliler, kilolu hastalar ve kıs mevsiminde doğum yapacaklarda bu miktar daha fazla olmaktadır.

Sonuç olarak; gebelikte rutin D vitamini desteğinin etkinliğini değerlendirebilecek ve kesin sonuçlara varacak kadar bilimsel kanıt henüz elimizde mevcut değildir. Fakat, D vitamini eksikliği açısından riskli olan hastaların, gebeliğin başından itibaren izlenip, takviyesi vermek gerekmektedir. gebe bir kadının tıbbi, beslenme ve sosyoekonomik durumu vitamin eksikliği açısından şüphe uyandıracak durumda ise kullanımı önerilir.

D Vitamini Nedir, Ne İşe Yarar?

Dünya üzerinde D vitamini eksikliği görülen bölgeler, güneş ışınlarını fazla alamayan Kuzey Ülkeleri ve Uzakdoğu Ülkeleridir. Bu nedenle şanslı bir coğrafyada yaşadığımızı düşünebilirsiniz. En kolay D vitamini almanın yolu güneş ışığına çıkmaktır ve günde 15 dakika el kol ve yüzümüzün güneşe maruz kalması yeterlidir ve bunun hafta 4-6 kez yapılması da önemlidir. Güneşin çok kuvvetli olduğu saatler hamileler için sıkıntı yaratabileceği için 12-15 saatleri dışında güneşe çıkmak en doğrusu olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki camın arkasından alınan güneş ışığının D vitamini metabolizması için insan vücuduna hiçbir yararı yoktur. Fazla güneşe kalma ile D vitamininin fazla alınması söz konusu değildir metabolizma bunu ayarlamaktadır.  

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir