Gebelik Takibi Sık Sorulan Sorular

Gebelik Takibi Sık Sorulan Sorular

1.Anne Karnında Tedavi Edilebilen Hastalıklar Nelerdir? (SORU)

Anne karnında şant uyguladığımız diğer bazı durumlar ise plevral effüzyon ( akciğer çevresindeki zarda sıvı birikimi ) ve bazı fetal asit denilen karın boşluğunda yoğun sıvı biriken durumlardır. Bu gibi durumlarda biriken aşırı sıvı bebeğin sağlığını ciddi olarak bozabilmektedir. Bu problemde bir kateter yardımı ile biriken sıvının amniyon mayii içine boşaltılarak hem bebek üzerindeki basının kaldırılması sağlanmakta hem de bazı vakalarda da olayın kendisi de bu yolla tedavi edilebilmektedir.

 

Biz de anne karnında yoğun asit toplanması nedeniyle oksijenlenmesi bozulan 6 aylık bir bebeği sezaryane alma zorunluluğu oluşması aşamasında uyguladığımız şant tedavisi ile hem bebeğin üzerindeki yüksek basınca bağlı etkiyi ortadan kaldırarak oksijenlenmeyi düzeltmiş olduk , böylece 6 aylık bebeğin doğup olası erken doğuma bağlı komplikasyonlara maruz kalması engellenmiş oldu; hem de bebek üzerindeki aşırı sıvı ortadan kalktıktan sonra altta yatan anormalliği daha net ve kesin olarak tespit edip doğum 8 aya kadar ertelemiş olduk. Doğum sonunda bebeğe gerekli ameliyatlar yapıldı ve şuan 2 yaşında sağlıklı olarak hayatına devam etmektedir.

 

Fetal İlaç ve Kan Tedavileri:

 

Bizlerin de uyguladığı bu yöntemler özellikle bebekte anne karnında ciddi kansızlık veya trombosit eksikliği olduğu hastalıklarda bebeğe eksik olan kan ürününü ( kan, trombosit ve Immunglobulin ) verme esasına dayanmaktadır. Bazı kalp ritim bozukluklarında ve fetal tiroit bezinin ciddi fonksiyon bozukluklarına bağlı oluşan guatrda fetusa göbek kordonundan veya amniyon mayii yolu ile ilaçlar vererek tedavi şansımız oluşmaktadır. Bu yöntem ile anne karnında ritim bozukluğuna girmiş ve kalp yetmezliğine girmiş bebekleri bu tedavi ile sağlığına kavuşturma şansımız olmuştur. Özellikle bazı virütik hastalıklara fetusa uygulanacak antiviral tedaviler de günümüzde son zamanlarda araştırma aşamasında olan tedaviler arasında yer almaktadır.

 

Doğuştan kalp hastalıklarından özellikle, anne karnındaki ana atardamarlardaki darlıklarda yapılan balon genişletme ameliyatları sayesinde kalbin boşluklarının rahim içerisinde daha iyi gelişmesi hedeflenerek, bebeklerde yaşama sansı ciddi olarak artabilmektedir, ancak dünyada şuan bir iki merkezde uygulanan bu yöntemler belki yakın gelecekte daha geniş bir uygulama alanı bularak önemli yankılar getirecektir.

 

Bazı Doğumsal Akciğer Malformasyonları :

 

( Konjenital kistik adenoid malformasyon): Bu kitleler büyüklükleri nedeni ile yemek borusuna ve dolaşım sistemine bası yaparak su miktarında fazlalığa ve bebekte şişmeye neden olabilmektedirler, yüksek risk taşıyan kitleler ki bunlar detaylı ultasonografik inceleme ve fetal MR ile değerlendirildikten sonra anne karnında ultrasonografi eşliğinde boşaltılarak tedavi edilebilmektedir.

 

Diyafram Hernisi:

 

Bu bebeklerde ek anomali yoksa ve fetal kardiak inceleme ve kromozomlar normal vehasta tedavi olma kriterlerine aday ise anne karnında endoskopik olarak balon yöntemi ile tedavi şansı ortaya çıkmaktadır. Bu tedavi şu an dünyada sayılı merkezlerde uygulanmaktadır.

 

 Tek yumurta ikizlerinde görülen bazı problemler :

 

Bu problemlerden en önemlileri ikizden ikize transfüzyon sendromu ve TRAP sequensi veya bir bebekte anormalliğin saptandığı durumlardır. Birinci durumda ikiz gebeliklerdeki ortak dolaşım sonucunda bir fetusun diğerine aşırı kan pompalaması ve kan alanın şişmesi ve kalp yetmezliğine girmesi diğerinin de aşırı zayıf kalması ve anne karnında bu hastalığın şiddetine bağlı olarak ciddi risk ortaya çıkmaktadır. TRAP da ise bebeklerden biri diğerini ters akım ile besler ve akardiak ikiz de dediğimiz, genelde başın gelişmediği ve ciddi yapısal anormalliğin ortaya çıktığı durum oluşur. Bu problemler doğal akışına bırakıldığı takdirde hastalığın derecesine göre sonuç yüksek risk taşıyan gebelik ve yüksek oranda fetal kayıp ile sonlanabilmektedir. Bu durumlarda da ultrasonografi eşliği altında fetoskopik yöntem ile ikizler arasındaki ortak damarların yakılması ve ya bipolar forseps ile göbek kordonunun koagulasyonu yapılabilmektedir. Bu yöntemler ülkemizde yeni olarak uygulamaya başlanmakla beraber, dünyadaki bu konudaki en deneyimli merkezlerde ve geniş serilerde yapılan çalışmalarda bu girişimler ile fetusların yaşam şansının önemli derecede arttığını ve nörolojik problem olma ihtimalinin klasik diğer tedavi yöntemlerine göre daha az olduğunu göstermektedir.

 

Spina Bifida ve Menegomyelosel:

 

Omurların doğuştan açıklığı ve omuriliğin bu aralıktan fıtıklaştığı durumlarda doğumdan sonra bebekte mesane ve bağırsak fonksiyon bozuklukları, motor ve his kayıpları ve beyin içinde su toplanması ( hidrosefali ) oluşabilmektedir. ABD de 3 merkezde yapılan MOMS çalışması ile bu vakalarda anne karnında açık fetal cerrahi ile ( rahim içinde bebeğin açık ameliyat edilmesi ) doğum sonrası beyine uygulanan şant tedavilerinin azaltılması ve zihinsel problemlerin azaltılmasına yönelik çığır açacak çalışmalar sürmektedir.

 

Inutero Fetal Kök Hücre Tedavileri:

 

Fetuslardaki bazı kalıtsal bağışıklık sistemi yetersizliklerinde ve kan hastalıklarında genelde doğum sonrası kemik iliği nakli ve gen tedavileri gibi yöntemlere ek olarak anne karnındaki bebeğe kök hücre tedavisi uygulanması da heyecan verici gelişmeler arasında yer almaktadır.

 

2.Düşük yapma riski tamamen ortadan kalkabilir mi, minimuma indirmek için ne yapmalıdır ? (SORU)

 

Sağlıklı bir gebeliğin devamı için düzenli gebelik takibi çok önemlidir. Hastada gebelik saptandığından itibaren sık ve yakın tıbbi takip yapılmalıdır. Daha evvelki düşüğün şayet nedenleri biliniyorsa onlara karşı önlemler alınmalıdır. Örnek şeker hastası bir gebede kan şeker düzeyinin sıkı kontrolü ve takibi, kontrolsüz tiroit veya böbrek hastalıklarının gebelik öncesinde tedavisi gibi. Bu yöntemlerle düşük riski tamamen ortadan kaldırılmasa da minimuma indirilmiş olur. Özellikle tekrarlayan düşüklerde anne ve babanın kan kromozom analizi yapılması, kandaki pıhtılaşma faktörlerine ait anormalliklerin araştırılması ve düşük materyali ve bebeğin eşine ait patolojik incelemelerin bu konuda deneyimli ve özel eğitimli patologlar tarafından yapılması sebebin açıklanamadığı pek çok anormalliğin ortaya çıkartılmasında yardımcı olmaktadır.

 

3.Düşük yapmış bir anneye hem düşükten sonra hem de yeni hamileliğinde nasıl davranmalı? (SORU)

 

Genelde çiftler, özellikle anne adayları gebeliğin kötü gidişatı anlaşıldığında veya düşükten hemen sonra yoğun bir üzüntüye boğulup çoğunlukla suçluluk duygusuna kapılırlar. Bu aşamada doktorun uygun yaklaşımı ve psikolojik danışmanlık son derece önemlidir. Bu dönemde olayın tıbbi detaylarının yanı sıra  hastalar ve eşlerine muhakkak destekleyici, güven verici, diğer olası sağlıklı gebeliklerin şansı hakkında bilgi verilmelidir. Gerekli tetkikler ve patolojik incelemeler sonrasında çiftler düşükten ve kayıptan 4-6 hafta kliniğe tekrar gelmeli ve veriler bilimsel olarak uygun bir ortam ve zamanda tartışılmalıdır.

 

4.Türkiye genelinde sağlıklı bir şekilde hamileliğin tamamlanma oranı nedir? (SORU)

 

Türkiye’de sağlıklı bir şekilde gebeliğin tamamlanma oranı tamamen hastanın yeterli gebelik öncesi danışma ve prenatal bakım alıp almamasıyla doğru orantılıdır. Ülkemizde pek çok merkezin dünya standartlarında hizmet vermesi bizler için övünç kaynağı olsa da Türkiye genelinde önemli bir kitlenin yeterli tıbbi bakım alma fırsatı alamamış olması da üzücü bir gerçektir. Bunlar tamamıyla ebeveynlerin sosyo-kültürel ve ekonomik yapılarına bağlı olarak ve ülke çapında sağlık hizmetinin dağılımına göre şekillenmektedir.

 

5.Türkiye’de ve merkezinizde düşük sebeplerinin belirlenmesinde ileri teknolojik tetkiklerin tamamı yapılabilmekte midir?

 

Evet, bu konuda en ileri teknolojik destek ve bilgi birikimi sayesinde pek çok yeni araştırma safhasındaki tetkikleri bile yakalamış durumdayız. Biz de Yüksek Riskli Gebelikler Ünitesi olarak  Moleküler Biyoloji ve Genetik Ünitesi desteğiyle özellikle tekrarlayan düşük ve erken doğumlarda rol oynayabilen pek çok hassas pıhtılaşma faktörleriyle bunları kontrol eden spesifik gen bölgelerini saptayabiliyoruz. Uyguladığımız paneller ancak dünyada sayılı araştırma merkezinde kullanılmakta olan bazı testleri dahi içermektedir. Bu testler ile beraber ABD ile koordine olarak yürüttüğümüz çalışmalar dahilinde plasentanın patolojik değerlendirmesi bu konuda bize oldukça detaylı çalışma ve araştırma olanağı sunmaktadır.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir