DÜZENSİZ ADET KANAMALARI         

Üreme çağındaki bir kadında normal adet kanaması, 21-35 günde bir olup, 2-6 gün sürer, 20-60 ml kan kaybı ile sonuçlanan düzenli adet kanamalarını içine alır. 7 günden uzun süren, 80 ml veya daha çok kan kaybı olan, 21 günden kısa veya 35 günden daha uzun aralıklarla olan kanamalar anormal olarak değerlendirilir.

Her kadın zaman zaman adet düzeninde sapmalar, gecikmeler ya da ara kanamalar yaşayabilir. Normal insan hayatında yaşanılan stresler, sıkıntılar, ani kilo değişiklikleri, spor, üzüntüler gibi pek çok faktör adet düzenini etkileyebilir ve düzenli işleyen bu mekanizmada sapmalara neden olabilir. Adet düzenindeki sapmaların hiçbir türlüsü normal değildir ve araştırılması gerekir. Çünkü kadın üreme sistemindeki hemen hemen bütün patolojilerin en sık verdiği belirti adet düzensizlikleridir. Her adet duzensizliği anormal olmasına rağmen her zaman bir patolojiyi, kisti, myomu ya da kanseri işaret etmez. Altta yatan anatomik bir patoloji olmadığı halde normal adet düzeninde meydana gelen anormal kanamalara disfonksiyonel uterin kanama (DUK) adı verilir. Burada önemli olan nokta kanama bozukluğunu açıklayacak organik bir lezyonun bulunmamasıdır.

 

Düzensizlik Sebepleri

 

Organik kökenli adet düzensizlikleri (%25): Üreme organları ile ilgili çeşitli problemlerden kaynaklanır. Rahimde myom , polip, tümör veya over (yumurtalık) kistleri gibi problemler bu tür adet düzensizliklerinin sebebidir.

 

Disfonksiyonel uterin kanamalar(%75): Yapısal bir problem olmaksızın, yalnızca hormonal problemlere bağlı adet düzensizlikleridir.

 

Bir düzensiz adet kanamasının nedeninin hormonal olduğunu söyleyebilmek için diğer organik sebeplerin tamamen ekarte edilmesi gereklidir.

 

Kanama düzensizliği klinik olarak kanamanın şekline göre isimlendirilmektedir. Buna göre;

 

1. Amenore: Adet kanamasının peş peşe 3 kez gecikmesi veya en az 6 ay boyunca adet kanamasının olmaması
2. Hipomenore: Adet kanamasının miktarının az olması, kısa süreli adet görme
3. Hipermenore: Adet kanamasının miktarının fazla olması, aşırı kanamalı adet görme.
4. Oligomenore: 35 günden daha seyrek olan kanamalar, gecikmeli adet görme.
5. Polimenore: 21 günden daha sık olan kanamalar, sık adet görme.
6. Menoraji: Adet kanamasının süresinin uzaması, uzun süreli adet görme.
7. Metroraji: Olağan kanama günlerin dışında ara kanamaların olması.
8. Menometroraji: Düzensiz aralıklarla fazla miktarda kanama olması.
9. Ovülasyon kanaması: Siklus ortasında görülen hafif kanama.
Düzensiz kanamalar yukarıdaki özelliklerin birini veya birden fazlasını içeren nitelikte olabilir.

 

Öncelikle düzensiz adet kanaması yakınması mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirmelidir. Muayene sırasında kanamaya neden olabilecek faktörler tek tek gözden geçirilir. Vagina, rahim, yumurtalıklar muayene edilir ve ultrasonografi ile değerlendirilir. Aynı yöntemle rahim iç zarının kalınlığı (endometrial kalınlık) ölçülür.

 

Disfonksiyonel kanamalar adet kanamasının ritminin, miktarının ya da her ikisinin birden bozulması ile belirgindir. Genelde beyin-hipofiz-yumurtalık üçgenindeki hormonal dengenin bozulmasından kaynaklanır. Beyinden salgılanan gonadotropin adı verilen hormonların salgılanma bozuklukları ya da uyumsuzlukları altta yatan ana nedendir. Bu durum yumurtlama bozukluklarına neden olarak östrojen ve progesteron arasındaki dengenin de bozulmasına yol açar.

 

Bir kadında senede bir-iki kez adet kanaması gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesi daha sık oluyorsa hormonal tetkik yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi önemlidir. Özellikle kilolu olan, gecikmelerle birlikte tüylenme, sivilcelenme gibi belirtiler yaşayan kadınlarda polikistik over adı verilen hormonal dengesizlik söz konusu olabilir.

 

Adet kanamalarının sürekli olarak erken görülmesinin en muhtemel nedeni hormonal dengesizliktir. Ancak düzenli aralıklarla adet kanaması görmeye alışmış bir kadının beklenmedik bir şekilde erken kanama görmesi durumunda bu kanamanın aslında adet kanaması değil bir ara kanama olabileceği her zaman göz önünde bulundurulur ve tanıya yönelik incelemeler bu ihtimale göre şekillendirilir.

 

Adet döneminde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumu özellikle miyom varlığında oldukça belirgindir. Ayrıca polikistik overde de karşımıza çıkmaktadır. Ek olarak rahim iç zarının (endometrium) enfeksiyonu yani endometrit’de de görülmektedir.

 

Adet döneminde görülen kanama miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltan bir durumdur.

 

Olağan kanama günleri dışında görülen kanama yani ara kanamalar üreme çağında nispeten sık görülen bir durumdur. En muhtemel neden rahim ağzı enfeksiyonları  ve çeşitli nedenlere bağlı olarak rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlardır. Diğer muhtemel nedenler arasında miyomlar ve rahim ağzı ve içi polipleri sayılabilir.

 

Kanamaların sebebi üreme organlarından kaynaklanmakta ise yani hormon düzensizliği değilse, tedavi nedene yönelik olarak yapılır. Örneğin rahimde büyük myom veya polip varsa hasta ameliyat edilmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucunda kanamaya neden olabilecek bir hastalık saptanmamışsa; adet düzensizliği hormonal dengesizliğe bağlıdır ve bu durumda adet düzenleyici ilaçlarla kanamalar düzene sokulmaya çalışılmaktadır.

 

Tıbbi tedavide doğum kontrol ilaçları, adet düzenleyici hormonal ilaçlar yanında dengeleyici alternatif tedaviler de uygulanabilmektedir.

Paylaş