EKTOPİK GEBELİK (DIŞ GEBELİK) TEDAVİSİ

Ektopik gebelik vakalarının tedavisinde klinik, laboratuvar ve ultrasonografi bulgularına göre birkaç yaklaşım uygulanabilmektedir. Bunlar tıbbi izlem, tıbbi tedavi ve cerrahi tedavidir.

Tedavi, dış gebelik tanısında hastanın klinik durumuna göre değişebilmektedir. Bu vakaların tedavisindeki başarıda erken teşhis çok önemlidir. Tüplerin hasar görmediği ve iç kanama olmayan, hastanın genel durumunun iyi olduğu koşullarda tıbbi izlem, medikal ya da cerrahi tedavi tercih edilebilmektedir.

 

EKTOPİK GEBELİK (DIŞ GEBELİK) TIBBİ İZLEM

Dış gebelik vakaları serumda βhCG ölçümleri, ultrasonografi ve klinik bulgularla takip edilebilir. Tüplerde gelişen dış gebeliklerin bir kısmında gebelik ürününün gelişimi durmakta, canlılığını yitirmekte vücutta emilerek ortadan kaldırılmakta ya da vajinal kanama ile atılmaktadır. Bu hastalarda tıbbi izlem tercih edilebilmektedir. Bu tür yaklaşım tıbbi ve cerrahi tedavilere bağlı gelişebilecek yan etkileri önlemektedir.

Tıbbi izlem tercih edilecekse hasta kriterleri çok iyi seçilmeli, hastaya detaylı bilgi verilmeli, özellikle karın içi oluşabilecek kanamaya ait belirtiler hasta ve yakınlarına tarif edilerek, bu koşullarda hastaneye başvurmaları istenmelidir.

Başlangıç βhCG seviyeleri 1000 IU/L altında seyreden ve takiplerde düşüş gösteren vakaların %90’ı herhangi bir tedavi gerekmeksizin gerileyecektir. Klinik bulgularında ciddi değişiklik izlenmeyen ve βhCG seviyeleri düşüş gösteren bu vakalarda tıbbi izlem tercih edilebilmektedir.

Bu tedavi grubundaki hastalar günlük ya da gün aşırı ultrason ve βhCG testleri ile takip edilir. βhCG seviyelerinin gebelik öncesi değerlere düşmesi hedeflenir.

 

EKTOPİK GEBELİK (DIŞ GEBELİK) TIBBİ TEDAVİ

Anestezi ve cerrahiye bağlı gelişebilecek yan etkileri önlemekte, çok daha ucuza mal olmaktadır. Başarı oranları ve sonraki gebelik oranları cerrahi tedaviyle paralel seyretmektedir.

Tıbbi tedavinin seçiminde ultrasonografide dış gebelik kitlesinin çapı, embriyoda kalp atımı, karın boşluğunda serbest sıvı varlığı ve βhCG seviyeleri rol oynamaktadır. Bu tedavi sırasında hastann klinik bulgularının iyi olması, karın içi kanamayı düşündüren tablonun bulunmaması gereklidir. Tıbbi tedaviye başlarken dış gebelik kitlesinin çapı 3-4 cm’den büyük olmamalıdır. Embriyoda kalp atımı ya da karın boşluğunda serbest sıvı varsa tıbbi tedavi tercih edilmemektedir. βhCG seviyesi yüksekse tıbbi tedavi başarısı azalmaktadır. Tıbbi tedavide kas içerisine enjekte edilen metotreksat kullanılmaktadır. Tedavi öncesinde ve tedaviden 1 hafta sonrasında hastanın tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonları değerlendirilmekte, βhCG seviyeleri takip edilmektedir. Takipte β-hCG değerlerinde düşüş beklendiği şekilde gerçekleşmezse ikinci kür metotreksat veya cerrahi tedavi uygulanabilir.

Metotreksat tedavisi sonrası vakaların %50-80’inde rahim içi gebelik oluşabilmekte, %10-20’sinde ise dış gebelik tekrar etmektedir.

 

EKTOPİK GEBELİK (DIŞ GEBELİK) CERRAHİ TEDAVİ

Hastada iç kanama varsa acil müdahale gerekmektedir. Hastanın klinik bulguları değerlendirilerek varsa kanama şoku  tedavi edilir. Hastanın damar yolu açılarak sıvı tedavisi, kan verilir ve acil olarak cerrahi tedaviye geçilir. Tüpte yırtılma oluşan vakalarda ve karın içerisine kanama varsa mutlaka cerrahi tedavi uygulanır. Uygun vakalarda tüpleri korumak mümkün olabilmektedir ancak bazen dış gebeliğin geliştiği tüpün alınması gerekebilmektedir.

Açık cerrahi ya da laparaskopi ile kapalı cerrahi uygulanabilmektedir. Son yıllarda laparaskopik cerrahi tercih edilmektedir. Laparaskopi ile daha az kan kaybı, daha az karın içi yapışıklık, daha kısa süreli operasyon ve hastanede kalış, ve ameliyat sonrası daha hızlı iyileşme izlenmektedir.

Özellikle doğum yapmamış hastalarda ve acil ameliyat gerekmeyenlerde laparoskopik yaklaşım tercih edilmektedir. Laparaskopi esnasında genellikle linear salpingostomi işlemiyle tüpte yapılan kesiden dış gebelik materyali çıkarılmaktadır. İşlem sonrası tüpte oluşan kanamalar durdurulmaktadır. Laparaskopi işleminin bu konuda eğitim almış, tecrübeli uzmanlar tarafından uygulanması işlemin başarısında büyük önem taşımaktadır.

Bu işlem sonrası vakaların %80-90’ında tüplerin fonksiyonu devam etmekte, %55-75’inde rahim içi gebelik elde edilmekte, %10-15’inde ise dış gebelik tekrar etmektedir.

Çocuk doğurma planı olmayan bayanlarda, aynı tüpte tekrarlayan dış gebelik vakalarında, kontrol edilemeyen kanamalı olgularda, ve tüplerin çok hasarlı olduğu durumlarda tüplerin alınması (salpenjektomi) işlemi tercih edilmektedir.