Tanı ve Tedavi

TANI ve TEDAVİ

Preeklampsinin özellikle hastalığın erken evrelerinde belirgin bir şikayet yaratmaması, ödem veya kilo alma gibi belirtilerin normal gebelik problemleri olarak algılanması nedeniyle tanısı rutin gebelik kontrolleriniz sırasında konulabilir. Yani, çoğu zaman sizde bir problem olduğunun farkında olmayabilirsiniz.  Tansiyon değerinizin yüksek olması, doktorunuzun isteyeceği diğer tanıya yönelik idrar ve kan testleriyle beraber preeklampsi tanısı koydurur. Tek bir tansiyon değeriyle tanı koymak yanlış bir durumdur, çünkü yorgunluk, endişe, stres gibi durumlarda kan basıncında geçici yükselmeler olması normaldir.

Kan basıncında belli aralıklarla ölçülen değerlerin sabit olarak 140/90 mmHg veya daha yüksek olması preeklampside ilk şüphe uyandıran bulgudur. İdrar testlerinde de tek bir numunede protein varlığından çok, 24 saat toplanan idrardaki total protein miktarının ölçümü daha doğru sonuç verecektir. Doktorunuz preeklampsiden şüphelendiğinde, sizi belirgin yakınmanız olmasa da hastaneye yatırıp en azından hastalığın ciddiyetini ortaya koyuncaya kadar gözlem altında tutmak isteyebilir. Bu durumda,  sizin kan basıncı değerleriniz yakından takip edilecek, 24 saatlik idrarınız biriktirilecek, preeklampsi açısından önemli kan testleriniz yapılacak ve bebeğin gelişimi, bebeğe giden kan akımlarının Doppler ultrasonografi ile değerlendirmesi ve NST (Non- Stres Test) ile  fetüsün kalp atışları değerlendirilmesi yapılacaktır. Sonuçlar, hele de 37. gebelik haftasından uzak iseniz, preeklampsinin ciddiyetini ortaya koyması ve gebeliğin devam edip etmeyeceğine karar verilmesi nedeniyle titizlikle değerlendirilmelidir.

 

Hafif preeklampsi durumunda, 37. gebelik haftasını geçmiş iseniz, genellikle doğru yaklaşım suni sancı ile doğum indüksiyonu yani doğumun başlatılmasıdır. Eğer sizin veya bebeğin normal doğumu tolere edemeyeceği yönünde bulgular varsa doğum sezaryen ile planlanabilir.

 

37. haftanın altında ise, anne ve fetüsün durumu stabil ise, doğumu hemen planlamak yerine anne hastane veya evde yakın takipte olmak üzere gebeliğin devamına izin verilmeli,eve yollanan anneye sol yanına dönerek istirahat etmesi, bebek hareketlerini iyi takip etmesi, gebelik takiplerine daha sık  gelmesi tavsiye edilmelidir.Daha sıklaşan takiplerde annenin tansiyon ölçümü ve idrar testleriyle bebeğin ultrasonografi ve NST ile gözlenmesi sonucunda, preeklampsinin kötüleştiği kanaatine varılması durumunda anne tekrar hastaneye yatırılarak muhtemelen doğum başlatılacaktır.

 

Ciddi preeklampsi tanısı durumunda, anne gebeliğinin geri kalan kısmını büyük ölçüde hastanede geçirecek ve takibi bir yüksek riskli gebelik uzmanı tarafından yapılacaktır. Eklamptik nöbetlerin önlenmesi için magnezyum , kan basıncı değerleri yüksek ise antihipertansif tedavi başlanması muhtemeldir. 34 ve daha ileri gebelik haftasında doğum planlanmalı, 34. haftanın altında ise anneye bebeğin akciğer gelişimini hızlandırma amaçlı “kortikosteroid” iğnesi uygulanarak, yakın takiple gebeliğin mümkün oldukça devam etmesi sağlanmalıdır.

Preeklampsinin kötüleştiğine dair semptomlar belirir belirmez (Eklampsi nöbeti geçirmek veya HELLP sendromu dahil olmak üzere ) doğum hemen başlatılmalıdır. Doğum eylemi sırasında ve doğumdan sonra ilk 48 saatte de annenin yakın takibi devam etmeli, eğer başlanmış ise magnezyum veya antihipertansif tedaviye devam edilmelidir. Doğumdan sonra, hafif preeklampsi hastalarının kan basınçları genellikle hızla normale dönerken, ciddi preeklampsi vakalarında tansiyon yüksekliği haftalarca devam edebilir.

 

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir