YAZ AYLARINDA GEBELİK

Yeryüzüne ulaşan güneş – ya da ultraviyole – ışınlarının insan ve insan derisi için pek çok faydasının yanı sıra gözardı edilemeyecek zararları da vardır. Yaşamın diğer dönemlerinde olduğu gibi gebelik döneminde de güneşten bilinçli şekilde yararlanılmalıdır. Bu nedenle gebelerin, özellikle 11.00-15.00 saatleri arasında güneş ışınları daha dik ve etkili geleceğinden, gün ortası saatlerde dışarı çıkmamalarında fayda vardır.

Geniş kenarlı şapkalar, güneş ışınlarını yansıtan açık renkli giysiler ve sağlıklı güneş gözlüklerinin kullanılması yararlı olur. Yaz aylarında herkesin ve özellikle yüksek risk grubunda olan gebelerin, bilinen güneşin zararlı ışınlarının köyü etkilerini azaltan koruyucu kremleri kullanmak gebeliğe zarar vermez, aksine koruyucu etkileri gebeyi rahatlatacaktır.

Aşırı sıcaklarda gebelerin dikkat etmesi gereken bir diğer önemli konuda besin zehirlenmeleridir. Özellikle yaz aylarında yiyecekler hızla bozularak, toksin ve bakteri oluşumuna neden olurlar. Açık yerlerde satılan ve temiz izlenimi vermeyen gıdaların tüketilmemesi oluşabilecek hastalıkların önlenmesinde önemli yer tutar.

Yaz aylarında bol miktarda sıvı gıdalar tüketilmeli, terlemeyle vücuttan eksilen tuz ve su muhakkak alınmalıdır. Teleme ile kaybedilen tuz ve mineraller, dengeli bir şekilde daha çok taze meyveler ile karşılanmalıdır Yağlı gıdalardan kaçınmak hele de yaz sıcaklarında kaçınmak gerekir. Terleme ile kaybedilen sıvının yerine konması anne adayı ve bebek için çok önemlidir. Günde en az 2,5 litre sıvı alınması gereklidir. Ancak daha çok su tüketmenin yararları daha fazladır. Hazır meyve suları, asitli içecekler ve kola, raf ömrünü uzatmak için eklenen çeşitli kimyasal maddeler nedeniyle gelişmekte olan bebeğe zarar verebileceğinden önerilmez. Su, taze sıkılmış meyve suları, süt ve süt ürünleri sıvı ihtiyacının karşılanmasında idealdir.

Sıcakta terlemeyle birlikte deride birçok bölge nemli kalacağı için mantar enfeksiyonlarına yaz aylarında daha rastlanır. Bu nedenle özellikle vücudun kıvrımlı bölgeleri kuru tutulmaya çalışılmalı ve sık sık ılık duşlar yapılmalıdır. Özellikle vajinada yaşayan faydalı bakterileri yok edeceği için şampuan, parfüm, sabun gibi kimyasal maddeler genital bölgede kullanılmamalı, sadece ılık su ile vajinal hijyen sağlanmalıdır. Vajenin hava almasını engellediği ve alerjik reaksiyonlara neden olarak enfeksiyona zemin hazırladığından günlük ped kullanımı önerilmez. Gebelikte vajinal enfeksiyonlar, erken doğuma yol açabileceği için renkli ve kötü kokulu akıntı, kaşıntı, idrar yaparken yanma gibi şikayetlerin varlığında hemen hekime başvurulmalıdır

Hamilelik sırasında yapılabilecek sporlardan en uygunu yürüyüştür, ikinci sırada ise yüzmek gelir. Yüzme esnasında kol, bacak ve karın bölgesinde bulunan bütün kas grupları çalıştırılır. Kalp atım hızı ve alınan oksijen miktarı arttığı için dolayısı ile bebeğe giden oksijen miktarında da artış söz konusudur. Gösterilmiştir ki gebelikleri sırasında düzenli yüzen kadınların kendilerini daha az yorgun hissettikleri, daha güzel uyudukları ve gebeliğin getirdiği ruhsal ve fiziksel streslerle daha kolay başa çıkabildikleri gösterilmiştir.

Gebelik sırasında yüzme sporu yaparken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Gebelik öncesinde düzenli olarak yüzen kadınlar, daha önceki programlarına devam edebilirler. Ancak gebe kaldıktan sonra ilk kez denize girecekler biraz daha dikkatli olmak zorundadır. Başlangıçta yavaş yüzmek ve dozu yavaş yavaş arttırmak gerekir. Gebeliğinin ilk 3 ayında bulunanlar için günde 20 dakika yüzmek yeterlidir. Yine bu dönemde sabah erken saatlerde yüzmek gebeliğe bağlı bulantı ve kusmaları azaltabilir ve günün geri kalan kısmının daha rahat geçirilmesine yardımcı olabilir.

İkinci 3 aylık dönemde ise su eklem ve bağları destekleyerek bel ve sırt ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Bu dönemde daha önceki yüzme alışkanlıkları aynen devam edebilir. Son dönemlerde ise yüzmeye devam etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Yüzmek için vücudu fazla sıkmayan, gebeler için tasarlanmış mayoları kullanmak gereklidir.

Hamile ya da hamile kalmayı planlayan bir kadının ise scuba diving (tüplü dalış) yapması kesinlikle sakıncalıdır. Dalış sırasında kanda meydana gelen minik gaz kabarcıkları erişkin bir insanda sorun yaratmazken akciğerlerini kullanamayan anne karnındaki bir bebek için hayati tehlike yaratabilir. Öte yandan hamilelikte hareket yeteneğinin azalması, solunum fonksiyonlarının olumsuz etkilenmesi gibi nedenler de gebelik sırasında tüplü dalış yapılmasının karşısında engel oluşturur. Benzer şekilde yaşanan basınç değişiklikleri de gebelik üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir.

Su kayağı, jet-ski gibi yaz sporları da hamile kadınların kaçınması gereken aktivitelerdendir.

Hamile kadınların direkt güneş altında kalmaları önerilmez. Mutlaka gölgede ve rahat, bol ve açık renkli kıyafetler ile dinlenmeleri daha uygundur. Yüksek koruma faktörlü kremler kullanılmalıdır. Yaz aylarında ve özellikle plajda su kaybı her zamankinden fazla olacağından sıvı alımına azami dikkat göstermek gereklidir.

Hamilelik seyahat etmeye engel bir durum değildir. Herhangi bir komplikasyon yoksa ve doktorunuz aksini belirtmedikçe her türlü ulaşım aracıyla seyahat edebilirsiniz. Hamilelik sırasında da uçak yolculuğu oldukça güvenlidir. Hamilelik sırasında araba, otobüs, uçak ya da trenle seyahat ederken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Herhangi bir yerde uzun süre oturmak bacaklardaki kan dolaşımını etkiler ve ayak ile bileklerde şişmelere neden olabilir. Bu nedenle her türlü yolculukta her 1.5-2 saatte bir mola vererek hafif yürüyüş yapılmalı ve kan dolaşımınızı uyarılmalıdır. Bu kısa yürüyüşler sırasında bacaklara germe egzersizleri de yaptırılmalıdır. Yolculuk sırasında özellikle uçak seyahatlerinde otururken de bazı germe hareketleri(uçaklarda hazır egzersiz kartları mevcuttur) yaparak uzun süreli oturmanın olumsuz etkilerini azaltılabilir.

Yaz dönemini gebeliğinizin ilk üç ayı içinde karşılıyorsanız sıkıntılarınız genel olarak artacaktır. Özellikle kokulara karşı hassasiyetin arttığı, kişilerin kendilerini yorgun, halsiz, iştahsız ve bulantı -kusmalarla geçirdikleri bu dönem içindeki aşırı sıcaklar tüm bu problemlerin biraz daha ağır geçmesine neden olabilecektir.

Yaz ayları içinde gebeliğin genel olarak en rahat dönemi olan “ikinci trimester” yani ikinci üç aylık dönemi içindeyseniz ise nisbeten şanslı sayılırsınız. Genel olarak pek tolere edemiyeceğiniz şikayetleriniz olmayacaktır. Yine de, aşırı sıcak hava psikolojik geriliminizi bir miktar arttırabilir ve dönem dönem bir takım sıkıntılara göğüs germek zorunda kalabilirsiniz.

Yaz dönemini gebeliğinizin son üç ayı içinde karşılıyorsanız problemleriniz sizi oldukça rahatsız edici hale gelebilir. Aşırı alınan kilolar, vücuttaki ödemler hareket kabiliyetinizi engellerken nefes darlığı, çarpıntı, uykusuzluk, halsizlik gibi problemleri de beraberinde getibilir. Aşırı sıcak havanın verdiği eziyet ise zaman zaman sizi çaresiz kılabilir. Diğer yandan doğum ile ilgili endişeleriniz, korkularınız ve adeta zamanın akışını durdurarak sizi gün saymaya itebilir.

Yaz dönemindeki sıkıntılarla başedebilmeniz için;

Gebeliğin ilk aylarındaysanız ; kokulardan uzak durun ve katı-kuru-yağsız gıdalar tüketin. Gebelikte özellikle ilk aylarda kokulara karşı bir hassasiyet artışı olur, bu da bulantı ve kusmaları arttırır. Bunun için özellikle mutfak kokuları ve ağır parfümlerden mümkün olduğunca uzak durun. Bu dönemi katı, kuru, yağsız gıdalarla geçirmeye çalışın.

Sabahları uyandıktan sonra baş ucunuzda duran galeta veya çubuk krakerleri tüketmeniz mide asidinizi bir miktar alarak sabah bulantılarınızı azaltacaktır.

Bulantıların aşırı olması durumunda ilaç kullanabilmeniz için hekiminize danışabilirsiniz.

Bol sıvı tüketin. Bulantı ve kusmalarınız çok fazla değil ve özellikle gebeliğinizin 3. ayınızı doldurmuşsanız bol miktarda su ve sulu gıda tüketimine önem verin. Günde 3 litre (yaklaşık 15 bardak) sıvı alımı pek çok probleminizi giderecektir.

Özellikle gebeliğinizde seyahat etmeniz gerektiğinde vücudunuzun sıvı gereksinimi de artacaktır.

Aşırı sıcak ve güneşten kendinizi koruyun. Gebelikte vücutta salınan bazı hormonlar güneş ışınlarına karşı cildin duyarlılığı arttırarak özellikle yüz, karın ve memelerde kahverengi lekelenmelere neden olabilir.

Alınan ultraviole ve aşırı sıcak içinizdeki bebeğiniz için de zararlı etkilere sahip olduğundan güneşlenmek gebelik süresince önerilmez.

Çok sıcak havalarda dışarı çıkmanız gerektiğinde, yüzünüze sürdüğünüz çok koruma faktörlü kremler veya şapka kullanımı ile bu lekelenmelerin oluşumuna karşı önleminizi alabilirsiniz.

Fırsat yaratıp yüzün. Yüzme ile vücudunuzun adeta tüm kaslarını çalıştırabilir, aynı zamanda psikolojik bir rahatlama da sağlayabilirsiniz. Yüzme için denizi ve hijyenik durumundan emin olduğunuz havuzları kullanabilirsiniz.

Yatmadan önce ılık bir duş alın. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde ortaya çıkan uykusuzluk, sıcak basması, huzursuzluk gibi şikayetler için geceleri yatmadan önce alacağınız ılık bir duş sizi hem bedenen hem de psikolojik olarak rahatlatacaktır.

Ayrıca akşamları aşırı kalorili ve ağır gıdalardan yerine daha hafif ve hazmı kolayları tercih edin ve yedikten sonra en az bir saat yatağınıza gitmeyin.

İlk aylardan itibaren düzenli egzersizi ihmal etmeyin. Son aylar içinde vücudunuz ilk gebelik öncesi döneminize göre ortalama olarak 15-20 kiloluk bir yük altına girecektir. Tüm bu ağırlık artışını beliniz, kalçanız, bacaklarınız ve eklemleriniz karşılamak durumundadır. Bu yüzden özellikle bu bölgelerin egzersizleri hem bu ağırlıkların daha rahat taşınabilmesi hem de doğumun daha rahat bir şekilde gerçekleşebilmesi için gereklidir.

Yani, ilk aylardan itibaren düzenli olarak yapılan egzersizler ve yürüyüşler son aylarda sizi daha rahatlatacaktır.