Yöntemler

YÖNTEMLER

 

Uyguladığımız yöntem

 

Üreme çağındaki kadınların en fazla yakalandığı kanser türü, meme kanseridir. İleri yaş hastalığı olarak bilinen meme kanseri vakalarının yüzde 15’i 40 yaşından önce gerçekleşir. Tedavi sürecinde önce ya cerrahi müdahale yapılıyor, ya sadece tümör alınıyor ya da gerekliyse meme tamamen alınıyor. Ardından genellikle altı hafta içinde de kemoterapiye başlanması gerekiyor. Genç yaşta kemoterapinin kadının yumurtalıklarını ortadan kaldırma oranı daha az. Ancak 35-38’lere yaklaşıkça bu oran artıyor. Görülen kemoterapiye bağlı olarak, yüzde 15 ile yüzde 70 arasında adetten kesilme, yumurtalıkların tükenmesi, yumurtalık  fonksiyonun kaybı oluşuyor. Ameliyattan sonraki 6 hafta içinde yumurtalıkları ilaçlarla çoğaltıyoruz. Kadın evli ise yumurtalarını eşinin spermiyle laboratuvarda dölleyip, embriyo haline getirip, dondurup saklıyoruz. Evli değilse yumurtalarını toplayıp donduruyoruz.

 

Bu yeni bir yöntem mi?

 

Embriyo dondurma yani yumurtanın spermle döllendikten sonra dondurulması çok eski bir yöntem. Ancak yumurta dondurma kısmen yeni uygulanmaya başlayan bir yöntem. Yumurtayı dondurma yöntemleri de günümüzde değişti. Eskiden yumurta veya embriyoyu dondurmak için yavaş dondurma yöntemleri uygulanırdı. Günümüzde çok hızlı dondurma yöntemleri uygulanıyor. Yöntemlerde biraz farklılıklar var. Altı haftalık süremiz var. Bu süreye önce yumurta sayısını artıran tedavi yerleştirebilirsek, ardından yumurtaları toplayıp dölleme işini yapabilirsek biz o kadına ileride çocuk sahibi olma şansını veriyoruz.

 

Her kanser türünde uygulama ve süre aynı mı gerçekleşiyor?

 

Ben en sık görülen meme kanserini örnek verdim. Kadınlarda ikinci sırada görülen lösemi, lenfoma gibi hematolojik kanserlerde de uygulanıyor. Bu türlerde de teşhisten sonra kemoterapiye kadar olan süreçte kadının üreme fonksiyonunun korunması için benzer önlemler alabiliyoruz.

 

Tedavi kemotrepiden sonra yapılabilir mi?

 

Kemoterapiden sonra kadın, bir kür kemoterapi görse bile yumurtalıkları ciddi bir şekilde etkilenebiliyor. Menopoza girmese,  adetten kesilmese bile üreme potansiyeli ciddi bir şekilde bozuluyor. Bu yüzden tedaviyi kemoterapiden sonra yapmamız mümkün olmuyor. Kemoterapinin dozu ne kadar artarsa, kadının yaşı ne kadar ileriyse, uygulama sayısı ne kadar artarsa, kadının yumurtalık kaybetme riski o kadar fazla.

 

İşlemler 6 haftada tamamlanamazsa ne oluyor?

 

Bazen altı hafta yeterli olmuyor. Bu aslında bir tüp bebek tedavisi sürecini gerektiriyor. Tüp bebek tedavisinde kadının yumurtalıkları ilaçlarla uyarılır. Yumurtalar oluşunca toplanır, laboratuvara alınır, döllenme işlemi yapılır. Bu aslında bir tüp bebek süreci… Bazen bu süre yetmeyince iki yumurtalığından biri alınıp yumurtalık dokusu dondurulup saklanabiliyor. Yumurtalık dokusu dondurulup saklandıktan ve kadın kanserden kurtulduktan sonra o doku çözülüp vücudunun değişik bölgelerine konularak, hatta eski yumurtalığının yerine bile nakledilerek yumurta gelişimi ve gebelik elde edilebiliyor. Ancak bu henüz deneysel  ve her yerde yapılması kolay olmayan bir yöntem.

 

Cerrahların, medikal onkoloji ve radyoterapi uzmanlarının bu tedavideki rolü nedir?

 

Hastanın kanseriyle doğrudan ilgilenen genel cerrahın ve  onkologların bu konuda daha duyarlı hassasiyet gösterip hastalarını, bize sevk etmeleri bu açıdan bilgilendirmeleri çok önemli. Eskiden birçok hastanın bu durumu dikkate alınmadan kanser tedavisi gördükten sonra üretkenliklerini kaybediyorlardı. Ama günümüzde artık hastalar bu durumu sorguluyorlar. Çünkü meme kanserinin tedavisinden sonra beş yıllık canlı kalım artık yüzde 95’e ulaştı. Artık kadınlar bu hastalığı yenerek uzun yıllar yaşayabiliyor.

Yaşam kalitesinin önemli bir unsuru çocuk sahibi olabilmek olduğundan bu durum kadınlar için önem arz ediyor. Ve kadınlar da kanser tedavisinden önce “Ben bu kemoterapiden sonra üretkenliğimi kaybedecek miyim?” diye sorguluyorlar. Artık bize bu taleple gelen hastalar ve üretkenliğini korumak için tedbir aldığımız, yumurtalarını ve embriyolarını dondurduğumuz kadınlar var.

 

Bu uygulamayı bugüne kadar kaç kez yaptınız?

 

Merkezimizde şimdiye kadar 9 hastaya işlem yapıldı. Embriyo ve yumurtalarını dondurduğumuz hastalar, kanserden kurtuldular. Embriyoları henüz nakletmedik çünkü hastalıktan bir süre sonra kansersiz bir dönem geçirilmesi gerekiyor.

 

Bu işlemin maliyeti yüksek midir?

 

Bir tüp bebek tedavisi maliyeti kadardır, bir fark yoktur.

 

Hasta için riski var mıdır?

 

Bazı kanserler hormonlara duyarlı kanserlerdir. Örneğin meme kanseri, kadınlık hormonu östrojene duyarlı bir kanserdir. Biz ise yumurtalık artırmak için altı haftalık dönemlerde kadının östrojenini artıran ilaçlar kullanıyoruz.  O zaman hasta, “Bu ilaçlar benim hastalığımı ilerletir mi?” diye korkuyor. Oysa biz kadının yumurtalıklarını uyaran ama kadının östrojen hormonunu düşük tutan ilaçlar kullanıyoruz. Bu konuda tabii ki hastayı bilgilendiriyoruz.

 

Hasta ilaç istemiyorsa ya da tüp bebek tedavisi için vaktiniz yoksa kadının yumurtalarını ilaçla uyarmadan, östrojen hormonunu artırmadan yumurtalarını topluyoruz. Onları laboratuvarda olgunlaştırıp donduruyoruz. Bunların adına ” in-vitro matürasyon” diyoruz. Bu da sık kullanılan çok önem verdiğimiz bir yöntem.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir