Normal Doğumda Özel Durumlar

NORMAL DOĞUMDA ÖZEL DURUMLAR

Zaman zaman vajinal doğum için her türlü şart uygunken ve eylem devam ederken ortaya çıkan durumlar sezaryen gerekliliği doğurabilir.

İlerlemeyen Eylem: Anne adayının kasılmaları düzenli ve güçlü olmasına rağmen rahim ağzının açılmaması ya da bebeğin kafasının aşağıya inmemesi durumunda sezaryen gerekliliği ortaya çıkar. Eylemin ilerlememesinde en önemli neden bebeğin kafasının doğum kanalına uygun şekilde girmemesidir. Daha önceden fark edilemeyen baş pelvis uygunsuzluğu ya da kafanın kanala eğri girmesi durumunda yeterli kasılmalara rağmen eylem ilerlemez.

Fetal Kalp Atımlarının Bozulması: Doğum eylemi sırasında kasılma ile birlikte rahime giden kan ve oksijen miktarında azalma olur. Bu azalma aynı şekilde plasentaya ve bebeğe giden miktarlara da yansır. Normalde bebek kasılmalar sırasında görülen bu azalmayı rahatlıkla tolere eder. Tolere edemediği durumlarda ise ilk önce kalp atım hızında bir yavaşlama izlenir. Fetal kalp atımları bozulduğunda anne adayını sol yanına yatırmak ve oksijen vermek gibi temel önlemler ile durum düzelmiyor ise sezaryen kararı verilir. Bu duruma akut fetal distres adı verilir.

Plasentanın Erken Ayrılması: Plasentanın bebek tamamen doğup ilk nefesini almadan önce rahim duvarından ayrılmasına ablasyo plasenta ya da plasental dekolman adı verilir. Böyle bir durumda bebeğin oksijen ve besin kaynakları azalır. Plasentanın hepsinin ayrılması durumunda ise tamemen kesilir. Tam dekolman son derece acil bir durumdur. Anne ve bebeğin hayatı tehlikededir. Zaman kaybetmeden acil şartlarda sezaryene alınır.

Kordon Sarkması: Amniyon kesesi açıldığında bebeğin göbek kordonu rahim ağzından dışarıya sarkabilir. Son derece acil bir durum olan kordon sarkması varlığında kordon sıkışarak bebeğe giden tüm kaynakların kesilmesine ve bebeğin ölmesine neden olabilir. Kordon sarkması varlığında bir kişi elini annenin vajenine sokarak kordonu rahim içine iter. Bu vaziyette ameliyat odasına gidilir. Bebek tamemen doğana kadar kişi elini vajinadan çıkarmaz. Kordon sarkması durumunda sezaryen zamana karşı yapılan bir yarıştır.

Amniyon Sıvısının Mekonyumlu Olması: Bebeğin barsak içeriğinin (mekonyum) amniyon sıvısında olması bebeğin sıkıntıda olduğunun belirtisidir. Mekonyum bebeğin akciğerlerine kaçarsa kimyasal akciğer enfeksiyonuna neden olabilir. Bu nedenle amniyon sıvısında mekonyum saptandığında şart olmamakla birlikte sezaryen tercih edilebilir.

Bebeğin Kafasının Sıkışması: Zaman zaman eylem normal olması gereken şekliyle ilerlerken bebeğin kafası doğum kanalının ortasında takılabilir. Bu durumda sezaryen gerekir.

Epidural Anestezi

EPİDURAL ANESTEZİ

Günümüzde tıbbın ilerlemesiyle, anestezi alanında da doğum sancılarını gidermede oldukça etkili yöntemler kullanılmaktadır. En yaygın yöntem ise, “Epidural Anestezi”dir. Doğum eyleminizin belli bir aşamasında, tecrübeli bir anestezist tarafından, bel bölgenizden omuriliğinize birkaç kat uzakta bir aralığa, özel bir iğne yapılarak, içinden ince bir plastik tüp geçirilir ve bu aralığa bırakılır. Bu tüpten belli aralıklarla ağrı kesici verilerek, doğumunuz sırasında ve doğumunuzu gerçekleştirdikten sonra ağrı duyunuz engellenmiş olur. Böylelikle sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, normal vajinal doğumdan çekinmenize yol açan ağrılarınız engellenmiş, oldukça rahat bir doğum için fırsat elde etmiş olursunuz.

 

Eğer bu bölgenizdeki motor işlevi sağlayan sinirleriniz de baskılanırsa, tam bir anestezi meydana gelir ve uygulama yapılan bölgenin altında kalan kısımda, his ile birlikte hareket kabiliyeti de ortadan kalkar. Bu durumda geçici süreyle bacaklarınızı ne hissedebilir ne de oynatabilirsiniz. Bu sezaryen ameliyatlarında uygulanan epidural anestezidir.

Normal Doğum Avantajları

NORMAL DOĞUM AVANTAJLARI 

Vajinal doğumunuz sonrasında, birkaç saat içinde normal aktivitelerinizi yapabilir, çok kısa sürede bebeğinizi emzirmeye başlayabilirsiniz. Ayrıca normal doğum ile hamilelik öncenizdeki yaşamınıza dönmeniz çok daha kolay olur. Normal doğumunuz sonrası vücudunuzun eski şekline dönmesi, sezaryene oranla daha çabuktur. Doğumunuzu yapar yapmaz bebeğinizi kucaklayabilir ve emzirebilirsiniz. Ayrıca doğumunuz sırasında bebeğinizin dünyaya gelişine canlı canlı şahit olabilir ve o tarifsiz mutluluğu yaşayabilirsiniz hem de bebeğinizle çok daha çabuk özel bir bağ kurabilirsiniz.

 

Normal gerçekleştireceğiniz doğumunuz sırasında, bebeğiniz kemik kanalınızdan geçip (Pelvis kemikleriniz), vajinanızdan çıkarken göğüs kafesinde oluşan baskı, bebeğinizin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına yardımcı olur. Sezaryenle yapacağınız doğumda bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan bebeklerde “Yeni Doğanın Geçici Takipnesi” ve “Islak Akciğer” adı verilen solunum sıkıntıları, vajinal doğuma oranla 5 kat daha sık görülür. Bu tür solunum sistemi problemlerini , normal zamanından önce, isteğe bağlı “elektif” sezaryen ile doğurtulan  ve bir bakıma hekim ve hastanın ortaklaşa hatası olarak prematüre  dünyaya getirilmiş bebeklerde sık görmekteyiz. Özellikle bu nedenle “elektif” sezaryenlerin 39. haftadan önce yapılmaması çok önemlidir.

Normal Doğum

NORMAL DOĞUM

 

Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır.

 

1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre.
2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre.
3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır.

 

Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede genellikle düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.

Doç. Dr. Cem Demirel – Memorial Ataşehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü
Tüp bebek tedavi yöntemleri, çocuk sahibi olmak isteyen aileleri hayallerine kavuşturuyor. Ancak sağlıklı gebeliğin elde edilmesi, tedavinin başarısında en önemli kriter olarak kabul edilse de, ailelerin işlemlerin güvenliği konusunda bazı endişeleri olabiliyor. Tüp bebek tedavisinin tam donanımlı merkezlerde, alanında uzman doktorlar ve tecrübeli bir ekip tarafından yürütülmesi büyük önem taşıyor.
Ailelerin endişeleri giderilmeli
Tüp bebek yöntemi deneyecek olan aileleri en çok düşündüren konuların başında sperm ve yumurtanın dış ortamda değerlendirilmesi ve gelişen embriyoların anneye transfer edilmesi gelmektedir. Tedavi sürecinde başarılı bir sonuç elde edilebilmesi için kapsamlı bir çalışma yapılırken, bu endişelerin çiftlerin huzurunu kaçırmasına izin verilmemeli, sürecin detayları aile ile baştan sona paylaşılmalıdır.
Elektronik şahit sistemi uygulanıyor
Tüp bebek uygulanan çiftlerde anne baba adayından alınan sperm ve yumurtalar, her aşamada iki laboratuvar çalışanının şahitliği altında işlemlerden geçmektedir. Çiftin isimlerinin yazılı olduğu örnek kaplar, tüpler ve embriyo dişleri pek çok kez kontrol edilerek işlem görmektedir. Titiz çalışma süreci boyunca bu hücrelerin karışma riski yoktur. Üstelik hata payına yer bırakmamak artık günümüz tüp bebek uygulamalarında geçerli olan elektronik hasta tanıma sistemleri ile mümkün hale gelmiştir.
Hastaneye gelirken elektronik çip bileziği unutmayın
Memorial Ataşehir Hastanesi Tüp Bebek Bölümü’nden hayata geçirilen elektronik hasta tanıma sisteminde, anne ve baba adayına yalnızca kendilerine özgü bir elektronik çip tanımlanmaktadır. Anne adayının işlem için hastaneye her geldiğinde bilezik olarak bileğe takılabilen bu çipi yanında getirmesi gerekmektedir.
Elektronik çip sayesinde hataya yer yok
Tüm işlemler, elektronik çip bileziğe kaydedilmektedir. Anne baba adayının yalnızca kendisine tanımlı bu çipe uyumlu elektronik tanıtıcılar,  ailenin kendi yumurta, sperm ve embriyolarının taşındığı ve işlem görüldüğü tüplere, kaplara ve dişlere yapıştırılmaktadır. Ortamdaki üreme hücreleri, anne babaya tanımlı olmadığı sürece işlemlerin yürütülmesi otomatik olarak durmakta ve sistem uyarı vermektedir. Bu sayede işlemlerde hiçbir şekilde karışma riski olmamaktadır.
Yüksek güvenlik önlemleri tedavi başarısını artırıyor
Anne ve baba adayı sperm ve yumurta verme ile  embriyo transferi aşamalarında da kendileri bizzat  üstlerinde taşıdıkları çiplere uyumlu olarak işlemlerin yürüdüğüne tanık olmaktadır. Sistem, otomatik algılayıcıları sayesinde hücrelerin doğru kişiler için kullanılmasını garanti altına almaktadır. Tüm bu gelişmeler hastaların daha güvenli ve huzurlu bir şekilde tedavi süreçlerini geçirmesini sağlamaktadır.