Aile Planlaması Yöntemleri Danışma ve Uygulamaları

AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ DANIŞMA VE UYGULAMALARI

Spiral (Mirena,Multiload) Doğum Kontrol Hapları   

Spiral: Rahim içine takılan aracın ismi spiraldir. En yaygın doğum kontrol yöntemlerinden biridir. Hastaya avantaj ve dezavantajları anlatılarak uygun olan spiral takılmasına karar verilir.

Doğum Kontrol Hapları: Yumurtalıklarda üretilen östrojen ve progesteron laboratuvar ortamında oluşturarak hap şeklinde düzenli olarak alınan ve gebe kalmayı engelleyici haplardır. Günümüzde hormon dozları çok düşük derecede haplar bulunmaktadır. Hastanın tıbbi durumuna bağlı olarak kendisine bu haplardan uygun olan yazılarak doğum kontrolü sağlanır.

Ofis H/S ile Tüp Ligasyonu: Kamera yardımı ile hastanın rahmine girilerek gebeliğin oluşumunda büyük faktör olan tüplerin bağlanma operasyonu ile doğum kontrolünün sağlanması işlemidir.

Jinekoloja Gitmenin 10 Nedeni

JİNEKOLOĞA GİTMENİN 10 NEDENİ !        

 

Kadınların yaşamlarını etkileyen sorunların başında adet düzensizlikleri, anormal vajinal akıntı, kasıklarda görülen şiddetli ağrı ve göğüsler ile ilgili şikayetler geliyor. Aynı zamanda tüm bunlar jinekologa gitme nedenlerinin de başında geliyor.

 

1.Yıllık smear, ultrasonografik muayene ve meme kontrolü

 

Evlenmiş yada cinsel hayatı başlamış her kadın 6 ayda bir mutlaka  jinekolojik muayeneye gitmeli, en az yılda bir kez smear testi yaptırmalı ve meme muayeneleri ya da meme ultrasonografilerini( 40 yaştan sonra mamografi ile birlikte meme ultrasonografisi önerilmektedir) çektirmelidir.

 

2. Adet düzensizliği (Adet görememe- sık adet görme, ara kanamalar)

 

21 günden kısa 35 günden uzun süren adet siklusları anormal olarak değerlendirilir. Adet kanamalarının çok az-çok fazla olduğu, ara kanamaların görüldüğü ya da hiç adet görülmediği durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır.

 

3.Anormal vajinal akıntı

 

Neredeyse her kadın hayatının bir döneminde basit vajinal enfeksiyonlar ile karşılaşır. Candida (mantar), Trikomonas ve Bakteriyel Vajinozis enfeksiyonları, vajen florasının bozulması ile ortaya çıkarlar ve kaşıntı, sarı-gri renkli akıntı ve anormal kokulu akıntı ile kendilerini belli ederler ve çok basit lokal fitil ve kremlerle tedavi edilebilirler.

 

4.Genital bölgede siğil

 

Çoğunlukla cinsel temas ile bulaşan Human Papilloma Virüs (HPV) olarak adlandırılan virüsler genital siğillere sebep olmaktadırlar. 100’e yakın tipi olan bu virüsler oldukça yaygındır ve genital bölgede siğil oluşturmanın yanında rahim ağzı kanserlerine de sebep olabilmektedirler. Genital bölgede siğil görüldüğü takdirde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

 

5. Kasıklarda görülen şiddetli ağrı

 

Özellikle yumurtalık kistleri oluştuğunda hangi yumurtalıkta oluştu ise o kasıkta şiddetli ağrıya sebep olabilirler. Şiddetli kasık ağrısı varlığında ilk akla gelen sebep yumurtalık kistleridir. Bir çok farklı yumurtalık kisti mevcuttur ve bunların çoğu iyi huyludur. Dolayısı ile bu tip ağrıların varlığında bir kadın doğum hekimine başvurmak doğru olacaktır.

 

6. İlişki sonrası vajinal kanama

 

Cinsel ilişki sonrası görülen vajinal kanama rahim ağzı(serviks) enfeksiyonları veya rahim ağzı yaralarının bir belirtisi olabilir. Ayrıca rahim ağzı kanseri öncül hücreleri ve rahim ağzı kanserlerinin de bir belirtisi olabileceğinden dolayı ilişki sonrası kanama ciddiye alınması gereken bir bulgudur.

 

7. Sonradan ortaya çıkan adet ağrıları

 

İlk adet görüldüğünden itibaren olan adet ağrıları rahim kasılmalarına bağlı olan ve genelde masum ağrılardır ve ağrı kesicilere iyi yanıt verirler. İlerleyen yaşlarda sonradan ortaya çıkan adet ağrılarının altında ise endometriyozis (Rahim iç dokusunun endometriyumun rahmin dışında bulunması) ilk akla gelen sebep olmaktadır ve mutlaka doktora başvurulmalıdır.

 

8.Aile planlaması için yöntem seçimi

 

Zamansız bir gebelikten korunmak amacı ile yapılması gereken ilk iş doktorunuza başvurarak kendinize uygun doğum kontrol yöntemini seçmek olacaktır. Her yöntemin kendine göre avantajları ve yan etkileri vardır. En uygun yöntemi seçmek için eczanelere ya da arkadaşlarınıza değil mutlaka bir kadın doğum hekimine başvurmanız çok önemlidir.

 

9.Memede ele gelen sertlik-ağrı

 

Günümüzde oldukça sık görülen meme rahatsızlıkları, kadınların hekime başvurmasının en önde gelen sebeplerindendir. Yaşamları boyunca her 10 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski nedeni ile kadınların her ay adet sonrası dönemde kendi meme muayenelerini yapmaları ve ele gelen sertlik varsa mutlaka bir hekime danışmalıdırlar.

 

10.Adet Görememe (Menopoz)

 

Menopoz yaşlılık döneminin bir başlangıcı değil kadının hayatında belirli bir süreyi içeren artık gebeliğin olamayacağı ve adet kanamasını olmayacağı bir dönemidir. Sıcak basması-terlemeler, gece uyku düzensizlikleri, genital organlarda ve idrar yollarında gerilemeye bağlı şikayetler, ruhsal değişiklikler, cilt değişikleri ve bilişsel fonksiyonlarda farklılaşmalar gibi bulguların doğru bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu dönemin iyi planlanması bakımından mutlaka bir kadın doğum hekiminin muayene ve önerilerine ihtiyaç vardır.

Düzensiz Adet Kanamaları

DÜZENSİZ ADET KANAMALARI         

Üreme çağındaki bir kadında normal adet kanaması, 21-35 günde bir olup, 2-6 gün sürer, 20-60 ml kan kaybı ile sonuçlanan düzenli adet kanamalarını içine alır. 7 günden uzun süren, 80 ml veya daha çok kan kaybı olan, 21 günden kısa veya 35 günden daha uzun aralıklarla olan kanamalar anormal olarak değerlendirilir.

Her kadın zaman zaman adet düzeninde sapmalar, gecikmeler ya da ara kanamalar yaşayabilir. Normal insan hayatında yaşanılan stresler, sıkıntılar, ani kilo değişiklikleri, spor, üzüntüler gibi pek çok faktör adet düzenini etkileyebilir ve düzenli işleyen bu mekanizmada sapmalara neden olabilir. Adet düzenindeki sapmaların hiçbir türlüsü normal değildir ve araştırılması gerekir. Çünkü kadın üreme sistemindeki hemen hemen bütün patolojilerin en sık verdiği belirti adet düzensizlikleridir. Her adet duzensizliği anormal olmasına rağmen her zaman bir patolojiyi, kisti, myomu ya da kanseri işaret etmez. Altta yatan anatomik bir patoloji olmadığı halde normal adet düzeninde meydana gelen anormal kanamalara disfonksiyonel uterin kanama (DUK) adı verilir. Burada önemli olan nokta kanama bozukluğunu açıklayacak organik bir lezyonun bulunmamasıdır.

 

Düzensizlik Sebepleri

 

Organik kökenli adet düzensizlikleri (%25): Üreme organları ile ilgili çeşitli problemlerden kaynaklanır. Rahimde myom , polip, tümör veya over (yumurtalık) kistleri gibi problemler bu tür adet düzensizliklerinin sebebidir.

 

Disfonksiyonel uterin kanamalar(%75): Yapısal bir problem olmaksızın, yalnızca hormonal problemlere bağlı adet düzensizlikleridir.

 

Bir düzensiz adet kanamasının nedeninin hormonal olduğunu söyleyebilmek için diğer organik sebeplerin tamamen ekarte edilmesi gereklidir.

 

Kanama düzensizliği klinik olarak kanamanın şekline göre isimlendirilmektedir. Buna göre;

 

1. Amenore: Adet kanamasının peş peşe 3 kez gecikmesi veya en az 6 ay boyunca adet kanamasının olmaması
2. Hipomenore: Adet kanamasının miktarının az olması, kısa süreli adet görme
3. Hipermenore: Adet kanamasının miktarının fazla olması, aşırı kanamalı adet görme.
4. Oligomenore: 35 günden daha seyrek olan kanamalar, gecikmeli adet görme.
5. Polimenore: 21 günden daha sık olan kanamalar, sık adet görme.
6. Menoraji: Adet kanamasının süresinin uzaması, uzun süreli adet görme.
7. Metroraji: Olağan kanama günlerin dışında ara kanamaların olması.
8. Menometroraji: Düzensiz aralıklarla fazla miktarda kanama olması.
9. Ovülasyon kanaması: Siklus ortasında görülen hafif kanama.
Düzensiz kanamalar yukarıdaki özelliklerin birini veya birden fazlasını içeren nitelikte olabilir.

 

Öncelikle düzensiz adet kanaması yakınması mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirmelidir. Muayene sırasında kanamaya neden olabilecek faktörler tek tek gözden geçirilir. Vagina, rahim, yumurtalıklar muayene edilir ve ultrasonografi ile değerlendirilir. Aynı yöntemle rahim iç zarının kalınlığı (endometrial kalınlık) ölçülür.

 

Disfonksiyonel kanamalar adet kanamasının ritminin, miktarının ya da her ikisinin birden bozulması ile belirgindir. Genelde beyin-hipofiz-yumurtalık üçgenindeki hormonal dengenin bozulmasından kaynaklanır. Beyinden salgılanan gonadotropin adı verilen hormonların salgılanma bozuklukları ya da uyumsuzlukları altta yatan ana nedendir. Bu durum yumurtlama bozukluklarına neden olarak östrojen ve progesteron arasındaki dengenin de bozulmasına yol açar.

 

Bir kadında senede bir-iki kez adet kanaması gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesi daha sık oluyorsa hormonal tetkik yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi önemlidir. Özellikle kilolu olan, gecikmelerle birlikte tüylenme, sivilcelenme gibi belirtiler yaşayan kadınlarda polikistik over adı verilen hormonal dengesizlik söz konusu olabilir.

 

Adet kanamalarının sürekli olarak erken görülmesinin en muhtemel nedeni hormonal dengesizliktir. Ancak düzenli aralıklarla adet kanaması görmeye alışmış bir kadının beklenmedik bir şekilde erken kanama görmesi durumunda bu kanamanın aslında adet kanaması değil bir ara kanama olabileceği her zaman göz önünde bulundurulur ve tanıya yönelik incelemeler bu ihtimale göre şekillendirilir.

 

Adet döneminde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumu özellikle miyom varlığında oldukça belirgindir. Ayrıca polikistik overde de karşımıza çıkmaktadır. Ek olarak rahim iç zarının (endometrium) enfeksiyonu yani endometrit’de de görülmektedir.

 

Adet döneminde görülen kanama miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltan bir durumdur.

 

Olağan kanama günleri dışında görülen kanama yani ara kanamalar üreme çağında nispeten sık görülen bir durumdur. En muhtemel neden rahim ağzı enfeksiyonları  ve çeşitli nedenlere bağlı olarak rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlardır. Diğer muhtemel nedenler arasında miyomlar ve rahim ağzı ve içi polipleri sayılabilir.

 

Kanamaların sebebi üreme organlarından kaynaklanmakta ise yani hormon düzensizliği değilse, tedavi nedene yönelik olarak yapılır. Örneğin rahimde büyük myom veya polip varsa hasta ameliyat edilmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucunda kanamaya neden olabilecek bir hastalık saptanmamışsa; adet düzensizliği hormonal dengesizliğe bağlıdır ve bu durumda adet düzenleyici ilaçlarla kanamalar düzene sokulmaya çalışılmaktadır.

 

Tıbbi tedavide doğum kontrol ilaçları, adet düzenleyici hormonal ilaçlar yanında dengeleyici alternatif tedaviler de uygulanabilmektedir.

Merak Ettikleriniz

KOMBINE ORAL KONTRASEPTİFLER (KOK’LAR)        

 

İçeriği

 

 Östrojen olarak etinil östradiol ve progestin bulunur.
 Kadın cinsiyet hormonları olan östrojen ve progesteron içerdiği için kombine denir.

 
Etki Mekanizması

 Ovulasyonu baskılar.
 Servikal mukusu kalınlaştırarak spermlerin geçişini engeller.
 Endometriumu kalınlaştırarak implantasyonu engeller.
 Tam ve kusursuz kullanımda %99.9 koruyudur.

 
Kullanım Kuralları

 Haplar 21 günlük kutularda bulunur.
 Adetin ilk günü başlanır.21 gün kullanıp 7 gün ara verilir.
 Bir hap unutulduğunda ertesi gün hatırlanır hatırlanmaz veya o günkü hapla birlikte alınması gerekir. İki hap unutulduğunda siklususn ilk iki haftası içindeyse üst üste iki gün ikişer hap alınmalıdır. Üç hap unutulduğunda kutu bırakılır o ay başka bir korunma yöntemi kullanılır. Adetin ilk günü yeni kutuya başlanır. Hap unutmanın ara kanamaya neden olacağı söylenmelidir.
 Haplar geri dönüşümlü ve güvenli bir yöntemdir.

 
Olumlu Yönleri

 Adet kanamaları kısa ve düzenli olur.
 Adet öncesi gerginlik ve adet ağrıları azalır.
 İyi huylu meme hastalıkları azalır.
 Yumurtalıklarda kist oluşumu azalır.
 Dış gebelik riski azalır.
 Endometriyum ve over kanser riski azalır.
 Pelvik enflamatuar hastalık riski azalır.

 

 
Olumsuz Yönleri

 Her gün hap almayı hatırlamak gerekir.
 Ruhsal değişiklere neden olabilir.
 Bazı ilaçlara etkileşimi vardır.
 Sigara içenlerde önerilmez.
 Vajenin Ph’sini değiştirdiği için klamidya ve mantar enfeksiyon riskini artırır.
 CYBH ‘a karşı koruyucu değildir.
 Cinsel istek değişebilir.
 Ara kanamalar olabilir.

 
Yan Etkileri

 Mide bulantısı
 Memelerde dolgunluk hissi
 Adet arası kanamalar
 Baş dönmesi, baş ağrısı

 
KOK Kimler İçin Uygundur

 Çok etkili bir korunma yöntemi kullanması gerekenler
 Aşırı menstürel kanama nedeniyle anemisi olanlar
 Düzensiz menstrüel periyodları olanlar
 Ektopik gebelik öyküsü olanlar
 Adet ağrıları olanlar
 Fonksiyonel over kisti olanlar,
 İyi huylu meme hastalığı olanlar.

 
KOK’lar Kimler İçin Uygun Değildir

 Gebelik kuşkusu olanlar,
 Genital sistem kanseri olanlar veya tanı konulmamış anormal vajinal kanaması olanlar,
 Meme kanseri tanısı veya kuşkusu olanlar,
 Tromboembolik veya tanı konulmamış anormal vajinal kanaması olanlar,
 Akut karaciğer hastalığı olanlar,
 Semptomatik kalp hastalığı olanlar,
 Yaşı 40’ın üstünde olup sigara içenler,
 Günde 15’den fazla sigara içenler(yaşa bakmaksızın)
 16 yaşın altında olanlar,
 Meme CA, böbrek yetmezliği, baş ağrısı olanlar için uygun değildir.

 
KOK’ların Erken Tehlike Belirtileri

 Şiddetli karın ağrısı
 Şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı
 Şiddetli baş ağrısı
 Şiddetli uyluk yada bacak ağrısı
 Ani görme kaybı yada bulanık görme

 
Kontrol

 İlk kontrol üç ay içinde, ikinci kontrol 6 ay sonra,daha sonraki kontrol ise yılda bir olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

SIKÇA SORULAN SORULAR

Antidepresanların, cinsel isteği azalttığı doğru mu?

Serotonin içeren antidepresanları kullanan kişilerin üçte biri, çoğunlukla sekste düşüşe geçerler. Bir başka ortak yan etki de, orgazm olmada zorlanmadır. Fakat eğer böyle bir sorunla karsı karşıyaysanız, sakın doktorunuza danışmadan ilacı bırakmaya kalkmayın. İlk iş olarak partnerinizle konuşun çünkü çoğu insan antidepresanın yan etkilerini bilmez ve düz mantıkla giderek, bu tip ilaçlar kullanan birinin daha mutlu ve dolayısıyla yatakta da daha istekli olması gerektiğini düşünür. Dolayısıyla birlikte olduğunuz kişi, isteksizliğinizin kendisinden kaynaklandığı gibi yanlış bir fikre kapılabilir. Bu yüzden ona durumu anlatın ve sorunu aşıp cinsel hayatınızı eski heyecanına kavuşturmak için mutlaka birlikte çaba gösterin.

Doğum kontrol haplarının cinsel isteksizlik yapması doğru mudur?

Bu tamamen hapın içerdiği hormonlarla ilgili bir konu. Mesela testesteron yani erkeklik hormonu libidoyu harekete geçirir ve cinsel isteği artırır. Bazı doğum kontrol hapları kandaki testesteron miktarını düşürdüğü için uzun dönem kullanıldığında cinsel isteksizlik yapabilir. Ayrıca doğum kontrol hapı bir süre depresif duygulara da neden olabilir. Bu da sizin cinsel yaşamınızı etkiler. Bu tür durumlarda en iyisi jinekoloğunuzla görüşmeniz. Eğer isterseniz ve doktorunuz uygun görürse, farklı bir korunma yöntemine de geçebilirsiniz.

Afrodizyaklar cinsel isteği artırma konusunda gerçekten işe yarıyor mu?

Afrodizyak olarak önerilen pek çok yiyecek var ama bunların cinsel isteği artırması biraz da psikolojik sebeplerden kaynaklanıyor. Yani asıl mesele, kişinin o besini alınca daha iyi bir performans göstereceğine inanıp inanmaması. Bunların denenmesinde bir sorun olmaz çünkü zaten bunların hiçbiri başka açılardan zararlı ya da lezzetsiz besinler değildir. (istiridye, çikolata, havyar vb.)

Düzenli egzersiz yapmanın daha aktif bir cinsel hayata katkısı olur mu?

Kesinlikle evet. Çünkü spor yaparken vücut, kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan endorfin salgılar ve bu olumlu duygular da cinsel hayatımıza yansır. Ayrıca düzenli egzersiz vücudumuzun forma girmesini sağlayacağı için kendimizi çok daha güzel ve seksi hisseder, dolayısıyla sekse daha istekli hale geliriz.